ABD ile İran arasında varılan ön mutabakat ve petrol fiyatlarındaki keskin düşüş, piyasalarda geniş bir iyimserlik dalgası yaratırken, İran’la bağlantılı işlemleri nedeniyle ABD yaptırımlarına maruz kalan Çinli firmaların akıbeti merak konusu oldu. Analistler, bu firmaların kısa vadede rahatlama beklememesi gerektiğini, zira ABD’nin İran yaptırımlarını kaldırmasının zaman alacağını ve yeni bir ‘gri alan’ riskinin ortaya çıktığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran, Ocak 2025'te Tahran’ın nükleer programını kısıtlama ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini denetleme karşılığında bazı yaptırımların hafifletilmesini öngören bir çerçeve anlaşmasına vardı. Anlaşma, özellikle petrol piyasalarında olumlu bir hava estirdi. Brent petrolün varil fiyatı, anlaşma haberinin ardından yüzde 8 düşüşle 72 dolara geriledi. Piyasalar, İran’ın günlük 1,5 milyon varil petrolünün küresel arza dönmesini fiyatladı.
Ancak uzmanlar, anlaşmanın henüz uygulanmadığını ve ABD Başkanı’nın yaptırımları tamamen kaldırmak için Kongre onayına ihtiyaç duyabileceğini hatırlatıyor. Bu süreçte, özellikle Çin merkezli Zhuhai Zhenrong, China National Petroleum Corporation (CNPC) ve Bank of Kunlun gibi İran yaptırımları listesinde yer alan kurumların statüsü belirsizliğini koruyor.
Çinli firmalar, 2018’de ABD’nin İran nükleer anlaşmasından tek taraflı çekilmesinin ardından İran’dan petrol alımını durdurmuştu. Şimdi ise Tahran yönetimi, Asya’nın en büyük ekonomisiyle ticari bağlarını yeniden canlandırmak için çaba gösteriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ancak ‘meşru ticari çıkarlarının korunmasını’ beklediklerini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran mutabakatı, sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki güç dengelerini de etkiliyor. İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, anlaşmayı temkinli karşılarken, İran’ın ekonomik izolasyonunun kırılmasının Yemen, Suriye ve Lübnan’daki vekâlet savaşlarına yansıması bekleniyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, özellikle Rusya ve Suudi Arabistan gibi petrol ihracatçıları için bütçe baskısı yaratırken, ABD’nin kaya petrolü üreticileri düşük karlılıkla mücadele ediyor.
Çin açısından bu gelişme, enerji arz güvenliği ve yaptırımlarla başa çıkma stratejisi açısından kritik. ABD yaptırımları, Çinli firmaların küresel bankacılık sistemine erişimini kısıtlıyor ve dolar bazlı işlemlerini zorlaştırıyor. Pekin yönetimi, alternatif ödeme mekanizmaları ve yuan bazlı petrol ticareti arayışlarını hızlandırmış durumda. Uzmanlar, İran anlaşmasının Çin’in yaptırım riskini azaltsa da, ABD’nin gelecekteki politika değişikliklerine karşı tam bir koruma sağlamadığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran mutabakatı, Türkiye’nin enerji maliyetlerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Petrol fiyatlarındaki düşüş, cari açığı azaltma ve enflasyonla mücadele açısından olumlu. Ayrıca Türkiye, İran’dan doğalgaz ithalatı yapıyor; bu anlaşma, yaptırım risklerini azaltarak enerji ticaretini kolaylaştırabilir. Ancak ABD’nin tutumu belirsizliğini korurken, Türk şirketlerinin İran’la ticarette yeni bir gri alana girmemesi için dikkatli hareket etmesi gerekiyor. Bölgesel olarak, İran’ın ekonomik rahatlaması, Suriye ve Irak’taki nüfuzunu artırabilir; bu da Ankara’nın güvenlik çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir konu.