Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi, 15 Haziran'da açıkladığı kararla, Rusya'nın Kırım'ı anakaraya bağlayan Kerç Boğazı köprüsünün inşası sırasında bazı deniz hukuku kurallarını ihlal ettiğine hükmetti. Ancak mahkeme, Ukrayna'nın Moskova'nın boğazı tek başına kontrol etmeye çalıştığı yönündeki iddialarını büyük ölçüde reddetti. Karar, 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakından bu yana süregelen bir dizi hukuki mücadelenin parçası olarak görülüyor.
Kerç Boğazı Köprüsü ve Hukuki Süreç
Kerç Boğazı, Azak Denizi'ni Karadeniz'e bağlayan stratejik bir su yoludur. Rusya, 2018'de Kırım'ı Krasnodar Krayı'na bağlayan 19 kilometrelik bir köprü inşa etti. Ukrayna, bu köprünün inşasının ve Rusya'nın boğazdaki faaliyetlerinin, 2003 tarihli Azak Denizi ve Kerç Boğazı'nın Kullanımına İlişkin Anlaşma ile Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) ihlal ettiğini ileri sürdü. Kiev, Moskova'nın boğazı askerileştirdiğini, gemilerin geçişini engellediğini ve çevresel zarara yol açtığını iddia etti.
Tahkim mahkemesi, Rusya'nın köprü inşaatı sırasında Ukrayna'nın münhasır ekonomik bölgesindeki deniz dibi araştırmalarına ilişkin belirli yükümlülükleri ihlal ettiğini tespit etti. Ancak mahkeme, Ukrayna'nın boğazın statüsüne ilişkin ana iddialarını reddederek, Rusya'nın eylemlerinin egemenlik haklarını ihlal etmediğine ve boğazın kullanımını tek taraflı olarak kontrol etmeye çalışmadığına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Ukrayna'nın Azak Denizi'ndeki deniz alanlarına erişiminin engellendiği iddiasını da desteklemedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karar, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında sembolik öneme sahip olsa da, pratik sonuçları sınırlı. Kerç Boğazı, 2014'ten bu yana fiilen Rus kontrolünde ve mahkeme kararı bu durumu değiştirmiyor. Rusya, mahkemenin yetkisini tanımadığını ve kararlarının bağlayıcı olmadığını savunuyor. Ukrayna ise kararın, Rusya'nın ihlallerini belgelemesi açısından diplomatik bir zafer olarak değerlendiriyor.
Karar, uluslararası hukukun deniz alanlarındaki uyuşmazlıklarda ne kadar etkili olduğu sorusunu da gündeme getiriyor. Özellikle Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki diğer anlaşmazlıklar, bu tür hukuki yolların taraflar arasında büyük güç asimetrisi varken işlevselliğini sorgulatıyor. Mahkeme, Rusya'nın bazı deniz hukuku yükümlülüklerini ihlal ettiğini tespit etse de, Ukrayna'nın ana talebi olan boğazın statüsünün değişmesi sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karar, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki deniz trafiğini düzenleme yetkisini doğrudan etkilememektedir. Ancak Kerç Boğazı'nın statüsü, Türkiye'nin Azak Denizi'ndeki çıkarlarıyla ilgilidir. Zira Türk gemileri, Ukrayna limanlarına erişim için bu boğazı kullanmaktadır. Mahkemenin boğazın Rus kontrolünü meşrulaştıran yönü, Ankara'nın bölgedeki ticari ve enerji nakliye hatları üzerindeki potansiyel endişelerini artırabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin Rusya ile dengeli ilişkileri, bu kararın ikili ticarete doğrudan yansımasını sınırlayabilir.