Washington, İran Havayolları (Iran Air) ve ona hizmet sağlayan çeşitli şirketlere yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan yaptırımlar, İran'ın sivil havacılık sektörünü ve bu sektöre destek veren uluslararası şirketleri hedef alıyor. Karar, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının son halkası olarak yorumlanıyor.
Yaptırımların Arka Planı
ABD yönetimi, İran Havayolları'nın yalnızca ticari bir havayolu olmadığını, aynı zamanda İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve Kudüs Gücü gibi ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan yapılara lojistik destek sağladığını öne sürüyor. Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre, yaptırım listesine eklenen şirketler arasında uçak bakım hizmeti sunan, yedek parça temin eden ve yakıt ikmali yapan firmalar bulunuyor. Bu şirketlerin İran Havayolları'na sağladığı hizmetlerin, İran'ın bölgesel askeri operasyonlarını kolaylaştırdığı iddia ediliyor.
Yaptırımlar kapsamında, listeye alınan şirketlerin ABD'deki mal varlıkları dondurulacak ve Amerikan vatandaşları ile şirketlerinin bu firmalarla iş yapması yasaklanacak. Ayrıca, yabancı şirketlerin de bu yaptırımlara uymaması halinde ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtiliyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran Havayolları'nın halihazırda çeşitli yaptırımlara tabi olduğunu, ancak yeni düzenlemelerin havayolunun uluslararası operasyonlarını daha da kısıtlamayı amaçladığını vurguladı.
İran Havayolları, uzun yıllardır ABD yaptırımları nedeniyle modern uçak temininde zorluk yaşıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) sonrasında bir süreliğine Boeing ve Airbus ile anlaşmalar yapılmış, ancak ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesiyle bu süreç sekteye uğramıştı. İran, filosunu ayakta tutmak için zaman zaman eski uçakları kullanmak ve yedek parça temininde yasadışı yollara başvurmakla suçlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yaptırımlar, Orta Doğu'daki gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. ABD, İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlamak için ekonomik ve askeri araçları kullanmaya devam ediyor. İran ise yaptırımlara rağmen Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerdeki müttefiklerine destek vermeyi sürdürüyor. Havayolu şirketleri, bu destek ağının önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası alanda yaptırımlara tepkiler farklı. Avrupa Birliği, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına mesafeli yaklaşırken, İran ile ticaretini sürdürmek için INSTEX gibi mekanizmalar geliştirmeye çalıştı. Ancak bu mekanizmalar etkili olamadı. Rusya ve Çin ise ABD yaptırımlarına karşı çıkarak İran ile işbirliğini sürdüreceklerini açıklamıştı.
Uzmanlar, yeni yaptırımların İran'ın sivil havacılık sektörünü daha da izole edeceğini, ancak İran'ın yaptırımları aşmak için çeşitli yöntemler geliştirebileceğini belirtiyor. İran, daha önce yaptırımlara rağmen uçak satın almak için gizli yollar denemişti. Ayrıca, İran'ın bölgesel havayollarıyla işbirliği yaparak bu yaptırımları delme olasılığı da bulunuyor.
ABD'nin bu hamlesi, İran nükleer müzakerelerinin askıya alındığı bir dönemde geldi. İran, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programını sınırlamayı öngören anlaşmayı canlandırmak istiyor, ancak ABD yönetimi şu ana kadar doğrudan görüşmelere sıcak bakmıyor. Bu yaptırımlar, İran'a yönelik baskının artırılacağının bir işareti olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ticari ve ekonomik ilişkileri olan bir ülke olarak yaptırımlardan etkilenebilir. Türk havacılık şirketleri veya İran'a hizmet veren firmalar, ABD yaptırımlarına uymadıkları takdirde ikincil yaptırımlarla karşılaşabilir. Bu durum, Türkiye'nin İran ile olan ticaretini ve enerji işbirliğini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel istikrar için yürüttüğü diplomasi, İran ile Batı arasındaki gerilimden olumsuz etkilenebilir. Türkiye, hem ABD ile müttefiklik ilişkilerini hem de İran ile komşuluk ilişkilerini dengelemek zorunda. Yaptırımların Türk şirketlerini hedef alması, Ankara'nın manevra alanını daraltabilir.