ABD, İran'a bağlı olduğu belirtilen hedeflere yönelik hava saldırıları düzenledi ve İran petrolünün küresel satışına izin veren muafiyeti iptal ederek yaptırım rejimini yeniden devreye soktu. Pentagon kaynaklarına göre, askerî harekât, ABD Hazine Bakanlığı'nın İran ham petrolünün uluslararası piyasalarda satışına olanak tanıyan istisnai izni kaldırmasından saatler sonra başlatıldı. Saldırılar, İran destekli grupların son haftalarda Umman Körfezi'nde ticari tankerlere yönelik gerçekleştirdiği saldırılara misilleme olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray, operasyonun savunma amaçlı olduğunu ve uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini sağlamayı hedeflediğini duyurdu. Bu gelişme, ABD-İran arasında yıllardır süren gerginliği yeni bir boyuta taşıyarak küresel petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı yıllardır sürdürdüğü maksimum baskı politikasının bir parçası olarak, İran petrol ihracatını sıfırlama hedefini yeniden benimsedi. Hazine Bakanlığı, daha önce Çin ve Hindistan gibi bazı ülkelere tanınan petrol alım muafiyetini iptal ederek, İran'ın en önemli gelir kaynağını kurutmayı amaçlıyor. Tanker saldırıları ise, İran'ın ekonomik baskıya tepki olarak deniz güvenliğini tehdit eden bir araç kullandığını gösteriyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), hava saldırılarında İran Devrim Muhafızları'na ait füze üsleri ve deniz gözetleme tesislerinin vurulduğunu bildirdi. Operasyon, insansız hava araçları ve savaş uçakları kullanılarak gerçekleştirildi; sivil kayıp yaşanmadığı iddia edildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu hamle, Ortadoğu'da tansiyonun yeniden yükselmesine neden olurken, özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçiş süreçlerini tehdit ediyor. Petrol fiyatları, haberin ardından varil başına yüzde 5 artarak 85 doların üzerine çıktı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefkleri, operasyona temkinli destek verirken, Rusya ve Çin uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle ABD'yi kınadı. Avrupa Birliği, diplomatik çözüm çağrısında bulundu. İran ise operasyonu 'savaş ilanı' olarak nitelendirdi ve misilleme yapacağını duyurdu. Bu durum, bölgedeki ABD askerî varlığını ve İran destekli milislerin hareketliliğini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile iki yönlü bir ticari ve enerji ilişkisine sahiptir. ABD'nin İran yaptırımlarını genişletmesi ve petrol muafiyetini kaldırması, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, operasyonun ardından tırmanan bölgesel gerginlik, Kuzey Irak ve Suriye'deki Türk askerî varlığını da doğrudan veya dolaylı yönden etkileyebilir. Türkiye, İran'la olan sınır güvenliği ve ticari ilişkileri dengesini korumak zorunda kalacak. Öte yandan, yüksek petrol fiyatları Türkiye'nin enerji faturasını artırarak cari açık ve enflasyon üzerinde baskı yaratabilir. Ankara'nın, hem Washington'la hem Tahran'la diyaloğu sürdürerek bu krizden etkilenmeyi en aza indirmesi bekleniyor.