ABD ve İran, Perşembe günü karşılıklı hava saldırıları düzenlerken, Başkan Donald Trump, Tahran'ın derhal bir barış anlaşmasını kabul etmemesi halinde daha fazla saldırı yapılacağı tehdidinde bulundu. Ancak İranlı kaynaklar, ön anlaşmaya yönelik müzakerelerin yoğunlaştığını belirtti. Üç İranlı kaynak ve bir Avrupalı yetkili, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin, son saldırılara rağmen hız kazandığını ve tarafların kapsamlı bir anlaşma yerine geçici bir ateşkes ve esir takası gibi maddeler içeren bir ön mutabakat üzerinde çalıştığını aktardı.
Gelişmenin arka planı
Saldırılar, iki ülke arasında aylardır süren gerilimin ardından geldi. ABD, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, İran da Körfez'deki ABD hedeflerine yönelik saldırıları artırdı. Perşembe günkü hava saldırılarında ABD'nin İran'ın askeri tesislerini, İran'ın ise ABD'nin Körfez'deki bir üssünü hedef aldığı bildirildi. Can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgede tansiyonun zirve yaptığı gözleniyor.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran derhal masaya oturmazsa, eşi benzeri görülmemiş bir askeri harekat başlatacağız" ifadelerini kullandı. Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, müzakerelere hazır olduklarını ancak tehdit diline boyun eğmeyeceklerini belirtti. Avrupalı diplomatlar ise iki tarafı da itidale çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırılar, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarsarken, küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu. Brent petrol varil fiyatı yüzde 4 artarak 95 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, çatışmanın büyümesi halinde Körfez geçiş yollarının kapanabileceği ve küresel enerji arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Aynı zamanda, ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakerelerin sürdüğü Umman ve Katar, tarafları yeniden müzakere masasına oturtmak için yoğun çaba harcıyor.
Rusya ve Çin, ABD'yi tek taraflı eylemlerle durumu tırmandırmakla suçlarken, Avrupa Birliği de her iki tarafa da uyarılar yaptı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Bölge bir ateş çemberine dönüşmemeli" diyerek acil ateşkes çağrısında bulundu. Bu gelişmeler ışığında, İran'ın ön anlaşma müzakerelerini hızlandırması, tarafların tam bir savaş yerine diplomatik çözüm arayışında olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını bu ülkeden karşılaması nedeniyle ABD-İran gerginliğinden doğrudan etkilenmektedir. Çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebileceği gibi, bölgedeki mülteci akınlarını da artırabilir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengelemek zorunda kalırken, diplomatik çözüm çağrıları yaparak arabulucu rolünü sürdürmeye çalışabilir.