ABD, İran destekli milis grupların Ürdün'deki bir askeri üsse düzenlediği insansız hava aracı saldırısında üç Amerikan askerinin hayatını kaybetmesinin ardından misilleme olarak İran'a yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, Pazar günü gerçekleştirilen operasyonların doğrudan İran'ı hedef aldığı ve bu saldırıların İran'ı 'cezalandırma' amacı taşıdığı belirtildi. Saldırılar, Suriye ve Irak sınırları içinde İran Devrim Muhafızları'na bağlı hedeflere yönelik olarak gerçekleştirildi.
Saldırıların Arka Planı ve Ayrıntıları
ABD Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, söz konusu saldırıların, 28 Ocak'ta Ürdün'ün kuzeydoğusundaki Tower 22 olarak bilinen askeri üsse yapılan İHA saldırısına misilleme olduğunu doğruladı. Saldırıda 40'tan fazla asker de yaralanmıştı. Yetkili, hava saldırılarının İran Devrim Muhafızları'nın Kudüs Gücü'ne ve onunla bağlantılı milislere ait 85'ten fazla hedefi vurduğunu açıkladı. Bombardıman, B-1B Lancer stratejik bombardıman uçakları da dahil olmak üzere çok sayıda uçak tarafından gerçekleştirildi. Hedefler arasında komuta kontrol merkezleri, istihbarat tesisleri, füze ve mühimmat depoları ile lojistik tesisler yer aldı.
ABD Başkanı Joe Biden, saldırıların süreceğini ve İran'a karşı 'seçilecek zaman ve yerde' daha fazla operasyon yapılacağını belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, başkanın ulusal güvenlik ekibine İran destekli gruplara karşı 'orantılı' ancak 'kararlı' bir yanıt verilmesi talimatını verdiği ifade edildi. Ancak Biden yönetimi, doğrudan İran topraklarını hedef almamaya özen gösterdi; bunun yerine Irak ve Suriye'deki İran varlıklarına odaklandı. Bu, İran'la doğrudan bir savaşa sürüklenmekten kaçınma çabası olarak yorumlandı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Saldırılar, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin en son halkası oldu. İsrail-Hamas savaşının ardından bölgedeki İran yanlısı gruplar, ABD ve koalisyon güçlerine yönelik saldırılarını artırmıştı. Irak hükümeti, ABD saldırılarını 'egemenlik ihlali' olarak nitelendirirken, Suriye yönetimi operasyonu kınadı. İran ise saldırılara 'derhal ve güçlü' yanıt vereceğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, 'ABD'nin bu maceracılığının bölgeyi felakete sürükleyeceğini' söyledi. Rusya da ABD'ye 'provokasyonlardan kaçınması' çağrısında bulundu. ABD'nin saldırıları, aynı zamanda Bağdat yönetimiyle devam eden çekilme müzakerelerini de sekteye uğrattı. Irak'taki ABD güçlerinin varlığı uzun süredir tartışma konusu ve bu operasyon, Irak kamuoyunda ABD karşıtı duyguları daha da körükleyebilir. Öte yandan, saldırıların İran'ın nükleer programına veya petrol altyapısına yönelik olmaması, ABD'nin savaşı yayma niyetinde olmadığı şeklinde yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik bu askeri operasyonu, Türkiye'nin sınır komşusu olan Irak ve Suriye'de gerçekleştiği için doğrudan güvenlik çıkarlarını ilgilendiriyor. Türkiye, PKK/YPG ile mücadelesinde İran destekli gruplarla zaman zaman çatışma halinde. ABD'nin bu grupları hedef alması, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki operasyon alanını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, saldırıların bölgesel istikrarsızlığı artırması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve Suriye'deki siyasi süreç açısından risk oluşturuyor. Türkiye, İran'la doğrudan bir savaştan kaçınırken, diplomatik kanalları açık tutarak gerilimin yatıştırılmasını savunuyor. Bu olay, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözeterek hareket etmesini gerektiriyor.