ABD ve İran arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da imzalanan mutabakat zaptı, iki ülke arasındaki on yıllardır süren gerginlikte yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Anlaşma metni, başta nükleer program olmak üzere bir dizi kritik konuda tarafların Ortadoğu'da istikrar hedefiyle bir araya geldiğini ortaya koyuyor. Ortadoğu basınında geniş yankı bulan gelişme, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.
Gelişmenin arka planı: İslamabad süreci
Mutabakat zaptı, ABD ve İran arasında Umman ve Pakistan arabuluculuğunda yürütülen gizli görüşmelerin bir ürünü. Görüşmeler, 2023'ün sonlarında başlamış ve altı tur müzakere sonucunda metin üzerinde uzlaşmaya varılmış. Anlaşmanın kapsamı, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması, bölgesel aktörlerle ilişkiler ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını içeriyor.
Mutabakata göre İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %3,67 seviyesinde sınırlandırmayı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) tam erişim izni vermeyi taahhüt ediyor. ABD ise nükleer anlaşmanın tam olarak uygulanması durumunda petrol ve bankacılık sektörüne yönelik yaptırımları askıya alacağını belirtiyor. Ayrıca taraflar, İran destekli grupların bölgedeki faaliyetlerinin kısıtlanması konusunda da mutabık kalmış.
Bölgesel veya küresel boyut: Ortadoğu'da yeni denklem
Anlaşmanın bölgedeki yansımaları, Suudi Arabistan, İsrail ve Türkiye gibi aktörlerin pozisyonlarını yeniden şekillendirebilir. Suudi Arabistan, İran ile olan gerginliğini azaltma eğilimindeyken İsrail, İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmaması durumunda endişelerini dile getiriyor. Ayrıca anlaşma, Çin ve Rusya'nın da bölgedeki etkisini sınırlama potansiyeli taşıyor.
Küresel enerji piyasaları, anlaşmanın İran petrolünün yeniden uluslararası pazarlara dönmesini öngörmesi nedeniyle olumlu tepki verdi. Brent petrol fiyatları, haberin ardından %3 oranında geriledi. Uzmanlar, anlaşmanın uygulanması halinde İran'ın günlük 1,5 milyon varil petrol ihracatı yapabileceğini ve küresel arz fazlası oluşabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile enerji ithalatı ve sınır güvenliği konularında doğrudan bağlı olduğu için bu anlaşma Ankara açısından stratejik önem taşıyor. Anlaşmanın uygulanması, Türkiye'nin İran doğalgazına erişimini kolaylaştırabilir ve enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca bölgede gerilimin azalması, Suriye ve Irak krizlerinde Türkiye'nin güvenlik endişelerini hafifletebilir. Ancak Türkiye, İran'ın bölgesel nüfuzunun yeniden artması durumunda dikkatli bir denge politikası izlemek durumunda kalacak. ABD ile İran arasında yakınlaşma, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu da etkileyebilir.