ABD ile İran arasında varılan ön anlaşma, İsrail'de derin bir şok etkisi yarattı. İsrailli liderler, anlaşmayı bir tür teslimiyet olarak değerlendirirken, bu gelişme Başbakan Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında daha önce 'demirden' olduğu düşünülen ilişkilerdeki çatlakları da iyice belirginleştirdi. FRANCE 24 muhabiri Noga Tarnopolsky, anlaşmanın İsrail'de yarattığı hayal kırıklığını ve bölgesel yansımalarını aktarıyor.
Anlaşmanın detayları ve İsrail'in tepkisi
ABD ile İran arasında imzalanan ön anlaşma, Tahran'ın nükleer programına ilişkin bazı kısıtlamalar getirirken, İsrail yönetimi bu adımı büyük bir güvenlik tehdidi olarak nitelendiriyor. İsrailli yetkililere göre anlaşma, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına izin verecek kadar zayıf ve bu nedenle bölgesel istikrarı daha da tehlikeye sokuyor. Netanyahu, anlaşma sonrası yaptığı açıklamada, 'İran'ın nükleer hırslarına karşı mücadelede yalnız bırakıldıklarını' ima ederken, İsrail'in kendi güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi alacağını vurguladı.
Anlaşma, özellikle İsrail istihbarat ve güvenlik çevrelerinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. İsrail, yıllardır İran'ın nükleer programını askeri seçenek de dahil olmak üzere her yolla durdurmaya çalışırken, ABD'nin müzakere masasına oturmasını bir ihanet olarak görüyor. FRANCE 24 muhabiri Noga Tarnopolsky, İsrail'deki yetkililerin anlaşmayı 'tarihi bir hata' olarak nitelendirdiğini ve bu durumun Netanyahu-Trump ilişkilerindeki son kırılma noktası olduğunu belirtiyor.
Netanyahu-Trump ilişkilerindeki çatlak
Bir zamanlar sarsılmaz bir ittifak olarak görülen Netanyahu-Trump ilişkisi, son yıllarda önemli ölçüde yıpranmıştı. Trump'ın İran'a yönelik maksimum baskı politikası, İsrail tarafından desteklenirken, Trump'ın aniden müzakere masasına oturması İsrail'de büyük bir sürpriz olarak karşılandı. Tarnopolsky, bu gelişmenin iki lider arasındaki güveni daha da zedelediğini ve İsrail'in ABD'nin ortadoğu politikasına olan inancını sarstığını ifade ediyor.
Analistlere göre, anlaşma sadece İsrail-ABD ilişkilerini değil, aynı zamanda İsrail'in bölgedeki konumunu da etkileyecek. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle normalleşme sürecini hızlandırırken, İran tehdidi konusunda ABD'den yeterli desteği alamamak, bu ittifakları da zora sokabilir. Özellikle İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla İsrail'e yönelik tehditlerini artırmasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, İran'ın nükleer programına karşı çıkmakla birlikte, bölgede askeri bir çatışma yerine diplomatik çözümü tercih ediyor. Ancak anlaşmanın İsrail'de yarattığı öfke, İsrail'in olası bir askeri müdahalesini gündeme getirebilir. Bu durumda Türkiye, hem İran sınırında istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya kalabilir hem de bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir sürece tanıklık edebilir. Ayrıca, ABD'nin Ortadoğu'da azalan etkisi, Türkiye'nin kendi güvenlik endişelerini ön plana çıkarmasına neden olabilir.