ABD ordusu, İran'a ait stratejik bir adaya 'savunma amaçlı' hava saldırısı düzenledi ve Körfez'deki müttefiklerini hedef alan füzeleri düşürdü. Saldırı, İran ile ABD arasında haftalardır süren gerilimin en somut askeri adımı olarak kaydedildi. Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, operasyon İran'dan gelebilecek saldırıları önlemek ve bölgedeki ABD varlığını korumak amacıyla gerçekleştirildi. Öte yandan, eski Başkan Donald Trump'ın Tahran yönetimine yönelik 'anlaşma yapma zamanı' mesajı, krizin diplomatik bir boyutu olabileceğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, İran'ın Basra Körfezi'ndeki petrol sahalarına yakın konumda bulunan ve askeri tesisler barındıran bir adasını hedef aldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun 'İran destekli grupların ABD ve koalisyon güçlerine yönelik saldırılarına misilleme' olduğunu duyurdu. Açıklamada, İran'ın insansız hava araçları ve füzelerle Körfez'deki ticari gemileri tehdit ettiği, bu nedenle ABD'nin meşru müdafaa hakkını kullandığı ifade edildi.
İran resmi ajansı ise saldırıyı 'provokasyon' olarak nitelendirirken, adada önemli bir hasar olmadığını ancak bir askerin yaralandığını duyurdu. Tahran yönetimi, uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle BM Güvenlik Konseyi'ne şikayette bulunacağını açıkladı. Bu gelişmeler, ABD ile İran arasında 2020'de General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından en ciddi askeri karşılaşma olarak değerlendiriliyor.
Donald Trump'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'İran'a zamanı geldi, anlaşma yapın' ifadelerini kullanması dikkat çekti. Trump'ın bu çıkışı, kendisinin 2024 seçimlerine hazırlandığı bir dönemde, dış politika başarısı arayışı olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Körfez bölgesinde tansiyonu yeniden tırmandırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin eylemine destek açıklarken, İran'ın bölgesel müttefiki Hizbullah saldırıyı kınadı. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 3 oranında yükseldi. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD'nin Avrupalı müttefikleri ise itidalli davranarak, hem Washington hem de Tahran'a diyalog çağrısı yaptı. Fransa ve Almanya, tarafları sağduyuya davet ederken, İngiltere 'bölgesel istikrarın korunması' gerektiğini vurguladı. Öte yandan Rusya ve Çin, ABD'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. Çin Dışişleri Bakanlığı, 'tek taraflı eylemlerin gerilimi artırdığını' belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD ile ittifak ilişkisini sürdüren bir NATO üyesi hem de İran'la komşu ve enerji alanında işbirliği yapan bir ülkedir. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji fiyatları ve bölgesel güvenlik hesaplarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara katılmamakta ve diplomatik çözüm çağrısı yapmaktadır. Olası bir çatışma, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığı ile enerji transitini riske atabilir. Dolayısıyla Ankara, tansiyonun düşürülmesi için arabulucu rolü oynayabilir.