İngiltere'de yürütülen üç aylık bir davanın ardından, aralarında bir kadının da bulunduğu beş kişilik bir bakım çetesi, onlarca genç kızı uyuşturucu vererek cinsel istismara zorlamaktan suçlu bulundu. Mahkeme, kurbanların çoğunun 14 ila 17 yaş arasındaki savunmasız kızlar olduğunu ve çete üyelerinin bu kızlara uyuşturucu temin ederek bağımlı hale getirdiklerini ve ardından sistematik olarak cinsel istismarda bulunduklarını ortaya koydu.
Suçlamalar ve Mağdurların Yaşadıkları
Oxford Crown Court'ta görülen davada, çete üyelerinin 2016 ile 2019 yılları arasında en az 19 farklı kız çocuğunu hedef aldığı belirtildi. Başsavcı Richard Partridge, duruşmadaki ifadesinde, çete üyelerinin kurbanları genellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden ayarladığını, onlara alkol ve uyuşturucu ikram ederek güvenlerini kazandığını, ardından da cinsel istismarda bulunduğunu aktardı.
Mağdurlardan bazıları mahkemede ifade vererek yaşadıkları kâbusu anlattı. Genç kızlar, çete üyeleri tarafından bir odaya kilitlendiklerini, tehdit edildiklerini ve defalarca tecavüze uğradıklarını ifade etti. Bazı kurbanların, yaşadıkları travma nedeniyle intihar girişiminde bulunduğu, birçoğunun da okulu bırakmak zorunda kaldığı öğrenildi. Mahkeme, kurbanlardan birinin ifadesinde "Onlar beni bir oyuncak gibi kullandılar, ben artık kimseye güvenemiyorum" dediğini aktardı.
Polis, soruşturmanın 2019 yılında bir öğretmenin şüpheli durumları fark edip yetkililere bildirmesiyle başladığını açıkladı. Dedektifler, çete üyelerinin telefonlarını incelediklerinde yüzlerce mesajlaşma kaydı ve görsel buldu. Bu deliller, mağdurların ifadelerini doğruladı ve çetenin organize bir şekilde hareket ettiğini ortaya koydu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, İngiltere'de son yıllarda art arda gelen cinsel istismar çeteleri davalarının bir parçası olarak dikkat çekiyor. Özellikle Rotherham ve Telford'da yaşanan benzer vakalar, kurumsal ihmallerin ve yetkililerin bu tür suçları yeterince ciddiye almamasının sorgulanmasına yol açmıştı. İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı raporlara göre, bu tür çeteler genellikle savunmasız çocukları hedef alıyor ve uzun süre fark edilmiyor.
Davanın sonuçlanması, Birleşik Krallık genelinde çocuk koruma sistemlerinin yetersizliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hükümet, mağdurlara daha fazla destek sağlanması ve bu tür suçların bildirilmesinin teşvik edilmesi için yeni önlemler açıklayacağını duyurdu. Uzmanlar, bu tür istismar ağlarının uluslararası boyutta da faaliyet gösterdiğine dikkat çekerek, ülkeler arası iş birliğinin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Yargılama Süreci ve Ceza Beklentisi
Beş sanık, birden fazla cinsel istismar, uyuşturucu temini ve insan kaçakçılığı suçundan hüküm giydi. Mahkeme, kararın açıklanmasının ardından tüm sanıkların tutuklu kalmasına hükmetti. Ceza duruşmasının önümüzdeki günlerde yapılması beklenirken, uzmanlar faillerin uzun hapis cezaları alacağını öngörüyor.
Yargıç Ian Pringle, karar açıklamasında "Bu genç kızların yaşadıklarının boyutunu kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Sanıklar, savunmasız çocukları kendi zevkleri için kullandılar ve hayatlarını kararttılar" dedi. Davayı yakından takip eden çocuk hakları örgütleri, verilen cezaların caydırıcı olması gerektiğini ancak asıl önemli olanın bu tür suçların önlenmesi olduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de de zaman zaman gündeme gelen çocuk istismarı vakalarının uluslararası boyutunu gözler önüne seriyor. Türkiye'nin çocuk koruma sistemleri güçlendirilmiş olsa da, bu tür suçlarla mücadelede uluslararası iş birliği ve veri paylaşımı kritik önem taşıyor. Ayrıca, sınır aşan suç örgütlerinin çocukları hedef alması, Türkiye'nin de bu konuda küresel çabalara katkı sağlaması gerektiğini ortaya koyuyor. Türk yetkililerin, özellikle siber suçlarla mücadele ve mağdur destek mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda atacağı adımlar, bu tür vakaların önlenmesine yardımcı olabilir.