Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilme sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sudani, uluslararası koalisyonun varlığının sona ermesi için belirlenen takvimin işlediğini ancak henüz tam bir çekilmenin gerçekleşmediğini belirtti. Bu açıklama, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını gerçekten sonlandırıp sonlandırmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Çekilme sürecinin arka planı
ABD ve Irak hükümeti arasında 2024 yılında varılan anlaşmaya göre, Irak ve Suriye'de DEAŞ ile mücadele eden uluslararası koalisyon güçlerinin kademeli olarak çekilmesi öngörülüyordu. Anlaşma çerçevesinde, Irak'taki bazı üslerden askeri birliklerin çekilmesi ve danışmanlık rolünün azaltılması planlanmıştı. Ancak süreç, bölgedeki güvenlik dinamikleri ve İran yanlısı milis gruplarının baskıları nedeniyle yavaş ilerliyor.
Irak Başbakanı Sudani, son açıklamasında, "Koalisyon güçlerinin çekilmesi için belirlenen tarihler var. Bu takvim doğrultusunda hareket ediyoruz. Ancak şu an itibarıyla tam bir çekilme söz konusu değil" ifadelerini kullandı. Sudani, ayrıca Irak güvenlik güçlerinin DEAŞ tehdidiyle baş edebilecek kapasiteye ulaştığını vurguladı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise Irak'taki askeri varlığın "Irak hükümetinin daveti üzerine" sürdüğünü ve çekilme kararının ortak bir değerlendirme sonucu alınacağını belirtti. Pentagon sözcüsü, "Irak'ın istikrarı ve DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını engellemek için Irak güvenlik güçleriyle işbirliğimiz devam ediyor" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Irak'taki varlığı, sadece Irak için değil, tüm Orta Doğu dengeleri açısından kritik önem taşıyor. 2003 işgalinden bu yana Irak'ta farklı dönemlerde 170 binin üzerinde ABD askeri bulundu. 2011'de Barack Obama döneminde askerlerin çekilmesiyle sayı sıfıra inmiş, ancak 2014'te DEAŞ'ın Musul'u ele geçirmesiyle ABD yeniden asker konuşlandırmıştı. Halen Irak'ta yaklaşık 2.500 ABD askeri bulunuyor; bunların büyük kısmı Erbil ve Bağdat'taki üslerde danışmanlık ve eğitim görevlerinde.
İran, Irak'taki ABD varlığına karşı çıkarak, tüm yabancı güçlerin ülkeden çekilmesini talep ediyor. İran destekli Haşdi Şabi milisleri, ABD üslerine yönelik saldırılar düzenleyerek çekilme sürecini hızlandırmaya çalışıyor. Öte yandan, Irak'taki Kürt Bölgesel Yönetimi ve Sünni gruplar, ABD'nin çekilmesinin İran'ın nüfuzunu artıracağı endişesini taşıyor.
Uluslararası kamuoyu, ABD'nin Irak'tan çekilmesinin DEAŞ'ın yeniden güç kazanmasına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi, "Irak güvenlik güçlerinin tam kapasiteye ulaşması için uluslararası desteğe ihtiyaç var" açıklamasını yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından doğrudan sonuçlar doğuruyor. Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığı, Türkiye'nin sınır güvenliği için başlıca tehdit unsuru. ABD'nin çekilmesiyle oluşabilecek güç boşluğu, PKK/YPG gibi örgütlerin hareket alanını genişletebilir. Ayrıca Irak merkezi hükümetinin İran yanlısı milislerin etkisine girmesi, Türkiye'nin Irak ile enerji ve ticaret ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve istikrarını desteklemekle birlikte, kendi güvenlik çıkarlarını korumak için sahada aktif kalmaya devam edecektir.