ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 11 Şubat 2025 tarihinde bir ilke imza atarak İran Devrim Muhafızları'na ait bir füze bakım tesisi ile bir denizaltıyı insansız deniz araçlarıyla (drone boat) vurduğunu açıkladı. Saldırı, Yemen'deki Husilere destek verdiği iddia edilen İran unsurlarını hedef alırken, ABD'nin deniz sahasında yeni bir harp doktrini uyguladığı yorumlarına yol açtı. CENTCOM, operasyonun planlandığı gibi başarıyla sonuçlandığını ve hedeflerin tam isabetle vurulduğunu belirtti.
Arka Plan ve Saldırının Detayları
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, operasyon insansız deniz araçlarıyla gerçekleştirilen ilk büyük çaplı saldırı olarak kayıtlara geçti. Saldırıda, İran'a ait ‘Mücahid’ tipi açık deniz füze deposu ve ‘Gadir’ sınıfı bir denizaltının imha edildiği bildirildi. Pentagon, insansız gemilerin özellikle sığ sular ve kıyı kesimlerde yüksek manevra kabiliyeti sayesinde etkili olduğunu vurguladı. Uzmanlar, bu tür araçların düşük maliyeti ve risksiz yapısı nedeniyle gelecekte asimetrik saldırılarda daha sık kullanılacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, İran ile ABD arasında son aylarda tırmanan gerilimi daha da derinleştirdi. Yemen'deki Husilere sağladığı askeri destekle bilinen İran, CENTCOM'un bu hamlesini 'provokasyon' olarak nitelendirdi. Öte yandan ABD, operasyonun uluslararası deniz ticaret yollarını korumak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasından memnuniyet duyarken, Rusya ve Çin gelişmeyi endişeyle karşıladı. BM Güvenlik Konseyi, tarafları itidal çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Basra Körfezi'nde tırmanan ABD-İran gerginliğinden doğrudan etkilenemese de, bölgedeki enerji hatlarının güvenliği ve Yemen krizi açısından durumu yakından takip ediyor. İran'ın zayıflatılması, Husi tehdidini azaltabileceği gibi, Tahran'ın daha agresif bir tutum izlemesine de yol açabilir. Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan'la artan ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bölgede istikrarın korunması Ankara'nın önceliğidir. Ayrıca, ABD'nin insansız sistemleri savaşta aktif kullanması, Türk savunma sanayisinde de benzer otonom deniz araçlarının geliştirilmesini teşvik edebilir.