ABD Savunma Bakanlığı, Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla, kamuoyunun dikkatini çekmeyen yeni bir askeri girişim başlattı. Pentagon yetkilileri, operasyonun adını açıklamazken, geçmişteki Özgürlük Operasyonu benzeri geniş katılımlı ve yüksek profilli bir yapıdan ziyade, daha sınırlı ve gizli yürütülen bir deniz güvenlik programı olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Son yıllarda İran'ın bölgedeki gerilimi artıran eylemleri, uluslararası deniz ticaretini tehdit eder hale geldi. 2019'da İran devrim muhafızlarının birkaç tankere el koyması ve mayın döşeme iddiaları, Washington'un bölgedeki varlığını artırmasına yol açmıştı. Ancak o dönemde 'Özgürlük Operasyonu' adıyla bilinen girişim, geniş bir koalisyon oluşturmayı hedefliyordu ve yoğun medya ilgisiyle karşılaşmıştı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yürütülen yeni plan, daha az tanıtımla, müttefik devletlerin lojistik desteğiyle ve sivil denizcilik şirketleriyle işbirliği içinde ilerliyor. Yetkililere göre amaç, İran'ı doğrudan provoke etmeden caydırıcılığı sağlamak. Operasyon kapsamında ABD donanmasına ait destroyerler ve kıyı devriye gemileri, boğazdaki ticari gemilere eşlik ediyor ve olası saldırılara karşı anlık istihbarat paylaşımı yapıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bölgedeki gerilim, sadece enerji fiyatlarını değil, küresel tedarik zincirlerini de doğrudan etkiliyor. Çin ve Hindistan gibi Asya devleri, petrol ihtiyaçlarının büyük kısmını bu boğazdan geçen tankerlerle karşılıyor. ABD'nin sessiz girişimi, aynı zamanda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin de güvenlik kaygılarına yanıt veriyor. İran ise ABD'nin bu hamlesini 'bölgesel güvenliği bozma girişimi' olarak nitelendiriyor ve kendi tatbikatlarıyla karşılık veriyor.
Uzmanlar, Washington'un bu yaklaşımının, İran'la nükleer müzakerelerin durma noktasına geldiği bir dönemde dengeyi korumayı amaçladığını belirtiyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatlerin başka yöne çevrildiği bir ortamda, ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğini sürdürmesi, küresel güç dengeleri açısından önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış politikası açısından dolaylı ancak önemli etkilere sahiptir. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Irak ve Rusya'dan karşılasa da, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar doğrudan Türkiye ekonomisini etkilemektedir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arayışları ve Kanal İstanbul projesi gibi alternatif güzergah planları, bölgesel deniz güvenliğinin önemini artırmaktadır. ABD'nin bölgedeki askeri varlığının sürmesi, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ortak güvenlik çıkarlarına hizmet ederken, İran'la olan sınır komşuluğu ve enerji işbirliği nedeniyle Ankara'nın Tahran'la ilişkilerinde hassas bir denge kurmasını gerektirmektedir.