ABD ordusu, Basra Körfezi'nin girişindeki stratejik Hürmüz Boğazı'nda şu ana kadar 87 ticari geminin yönlendirildiğini duyurdu. Açıklama, bölgede İran ile Batılı güçler arasında artan gerilim ve deniz güvenliği endişeleri bağlamında geldi. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir deniz yolu olarak biliniyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamaya göre, gemilerin yönlendirilmesi, İran'ın bölgedeki 'yasa dışı' faaliyetlerine karşı alınan önlemler kapsamında gerçekleşti. Son aylarda İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri, birkaç ticari gemiye el koymuş ve uluslararası sularda seyreden tankerlere müdahale etmişti. ABD, bu tür eylemlere karşı koalisyon güçleriyle birlikte bölgede devriye görevlerini artırdı.
Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ile Basra Körfezi'ni birbirine bağlayan dar bir geçit. Genişliği en dar yerinde yaklaşık 54 kilometreye kadar düşüyor ve seyir için iki ayrı koridor bulunuyor. Bu dar alan, gemiler için manevra kabiliyetini kısıtlıyor ve olası bir çatışma durumunda büyük risk oluşturuyor. ABD donanması, bölgede uçak gemisi grupları ve destroyerler bulunduruyor.
İran, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasından bu yana zaman zaman Hürmüz'de askeri tatbikatlar düzenliyor ve gemilere müdahale ediyor. Tahran yönetimi, bu eylemlerin kendi karasularını korumaya yönelik olduğunu savunuyor. Ancak Batılı ülkeler, İran'ın bu hamlelerini uluslararası deniz ticaretini sabote etmeye yönelik bir tehdit olarak görüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, küresel enerji piyasaları için ciddi bir risk faktörü. Boğazdan günlük yaklaşık 20-21 milyon varil petrol taşınıyor. Herhangi bir kesinti, petrol fiyatlarında ani sıçramalara yol açabilir ve dünya ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Son yönlendirme haberleri, zaten dalgalı olan piyasalarda tedirginliğe neden oldu.
ABD'nin müttefikleri arasında yer alan Suudi Arabistan ve BAE, ihracatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. İran ile yaşanan gerginlik, Körfez ülkelerinin güvenlik stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Bölgede artan ABD askeri varlığı, İran'ın sert tepkisine yol açabilir ve tansiyonu daha da yükseltebilir.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve çeşitli deniz ticareti kuruluşları, gemilere bölgede dikkatli olmaları ve seyir planlarını gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Bazı armatörler, Hürmüz'den geçiş yapacak gemiler için ek sigorta primi ödemek zorunda kalıyor. Bu durum, nakliye maliyetlerini artırarak küresel tedarik zincirlerine ek yük getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticareti açısından doğrudan önem taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının büyük bölümünü Orta Doğu'dan deniz yoluyla karşılıyor. Boğazda yaşanabilecek bir kesinti veya fiyat artışı, Türkiye'nin cari açığını ve enerji maliyetlerini olumsuz etkiler. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Irak ve Körfez ülkeleriyle yürüttüğü ticaret yollarını da riske atabilir. Ankara, İran ile Batı arasında dengeli bir politika izlemeye çalışsa da, olası bir çatışma Türkiye'yi zor bir diplomatik denklemle karşı karşıya bırakabilir.