ABD Hava Kuvvetleri'nin havada yakıt ikmal filosu, 2019-2025 mali yılları arasında belirlenen göreve hazır olma ve kullanılabilirlik hedeflerini karşılayamadı. ABD Sayıştayı'nın (GAO) 10 Haziran'da yayımladığı rapora göre, bu başarısızlığın ana nedenleri yedek parça tedarikindeki darboğazlar ve yeni nesil KC-46 tanker uçaklarının sahaya sürülmesindeki gecikmeler oldu. Raporda, filonun özellikle yaşlanan KC-135 Stratotanker'ların bakımında kritik parça eksikleri yaşadığı ve bu durumun uçuşa elverişlilik oranlarını ciddi şekilde düşürdüğü vurgulandı.
Raporun detayları: Hedefler ve gerçekleşmeler
GAO raporu, Hava Kuvvetleri'nin tanker filosu için belirlediği hedefler ile fiili durum arasında büyük bir uçurum olduğunu ortaya koydu. Raporda, 2019'dan 2025'e kadar geçen sürede filonun “göreve hazır olma” (mission capable) oranının çoğu yıl hedefin altında kaldığı belirtildi. Örneğin, 2024 mali yılında hedef yüzde 72 iken gerçekleşme yüzde 65 seviyesinde kaldı. Yedek parça tedarikindeki sorunların en çok KC-10 Extender filosunu etkilediği, bu uçakların emekli edilmesine rağmen halen kritik görevlerde kullanıldığı ifade edildi.
Rapor ayrıca, Boeing'in ürettiği KC-46 Pegasus tankerinin teslimat takvimindeki aksaklıklara da dikkat çekti. KC-46'nın ilk operasyonel yetenek kazanması planlanan 2019'dan bu yana birçok kez ertelendiği ve filosunun henüz tam kapasiteye ulaşamadığı kaydedildi. GAO, Hava Kuvvetleri'nin mevcut tanker sayısını artırmak için ikinci el ticari uçakları dönüştürme planlarını da yetersiz buldu.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO ve Hint-Pasifik etkileri
ABD tanker filosunun hazırlık sorunları, sadece Amerikan savunmasını değil, aynı zamanda NATO ve Hint-Pasifik bölgesindeki müttefik operasyonlarını da etkiliyor. Havada yakıt ikmali olmadan stratejik bombardıman uçakları ve savaş uçaklarının uzun menzilli görevleri imkansız hale geliyor. Avrupa'da Rusya'ya karşı caydırıcılık ve Asya'da Çin'in askeri yığınağına karşı operasyonlar, tanker desteğine kritik ölçüde bağımlı. Rapor, özellikle Hint-Pasifik Komutanlığı'nın tanker ihtiyacının karşılanmasında ciddi riskler olduğuna işaret ediyor.
GAO, Hava Kuvvetleri'ne yedek parça yönetimini iyileştirme ve KC-46 teslimatını hızlandırma çağrısında bulunurken, Kongre'ye de filonun yenilenmesi için ek bütçe ayrılmasını öneriyor. Bu durum, küresel ölçekte ABD'nin güç projeksiyonu kapasitesinin zayıfladığına dair endişeleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tanker filosunun hazırlık sorunları, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak operasyonel etkileşimini dolaylı yoldan etkileyebilir. Türk Hava Kuvvetleri'nin kullandığı KC-135 filosu (Çiğli'de konuşlu) bu rapor kapsamında doğrudan ele alınmasa da, ABD'nin ortak havada yakıt ikmali kabiliyetindeki zafiyet, NATO'nun güney kanadında caydırıcılığı azaltabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yerli tanker uçağı geliştirme çabaları (A400M varyantı) küresel tedarik zinciri aksaklıkları ışığında stratejik önem kazanmaktadır. Bölgesel olarak, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çerçevesinde ABD tanker desteğinin azalması, Türkiye'yi kendi çözümlerine yönelmeye itebilir.