ABD Hava Kuvvetleri, 2027 baharında düzenlenecek dev Pasifik tatbikatı REFORPAC’ın (Resolute Force Pacific) yeni edisyonuna kara, deniz ve uzay kuvvetleri ile daha fazla müttefik ülkeyi dahil etmeye hazırlanıyor. Üst düzey bir generalin 27 Temmuz’da açıkladığı bu genişletilmiş kapsam, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki caydırıcılık stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. İlk kez 2024’te düzenlenen ve 8.000’den fazla personelin katıldığı tatbikat, bu kez çok daha kapsamlı bir güç gösterisine dönüşecek.
Genişleyen Tatbikat ve Stratejik Hedefler
ABD Hava Kuvvetleri Hava Muharebe Komutanlığı komutanı General Kenneth Wilsbach, yaptığı açıklamada REFORPAC’ın 2027 edisyonunun “çok daha geniş bir katılımcı ağı” ile gerçekleşeceğini belirtti. General Wilsbach, “Bu tatbikat, Hava Kuvvetleri’nin tek başına değil, tüm savunma departmanı ve müttefiklerle birlikte nasıl savaşacağını test edecek. Bu, birleşik ve ortak operasyonların zirvesi olacak.” ifadelerini kullandı. Tatbikatın, ABD’nin Pasifik’teki uçak gemisi grupları, denizaltılar ve kara kuvvetleri unsurlarını içermesi planlanıyor.
REFORPAC’ın ilk edisyonu, 2024 yılında Hawaii ve çevresindeki adalarda gerçekleştirilmiş ve özellikle “Kıtalar Arası Savaş” senaryolarına odaklanmıştı. Bu yılki tatbikatta, F-35 Lightning II ve B-21 Raider gibi beşinci nesil savaş uçaklarının yanı sıra, insansız hava araçları (İHA) ve siber uzay operasyonları da dahil edildi. 2027 edisyonunda ise bu kapsamın daha da genişletilmesi ve gerçek mühimmat kullanımının artırılması bekleniyor.
Tatbikatın adı, Soğuk Savaş dönemindeki REFORGER (Return of Forces to Germany) tatbikatlarına bir gönderme yapıyor. O dönemde NATO, Avrupa’ya hızlı takviye kuvvet gönderme kapasitesini test ediyordu. REFORPAC da benzer şekilde, ABD’nin Pasifik’teki müttefiklerine ve ortaklarına hızlı bir şekilde askeri güç konuşlandırma yeteneğini ölçmeyi amaçlıyor. Bu, özellikle Çin’in askeri modernizasyonu ve Tayvan üzerindeki artan baskısı karşısında kritik bir öneme sahip.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
REFORPAC’ın genişletilmesi, ABD’nin Hint-Pasifik stratejisinin merkezinde yer alan “Entegre Caydırıcılık” konseptinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu konsept, farklı kuvvet unsurlarının (hava, deniz, kara, uzay, siber) ve müttefiklerin birbirine entegre edilerek, potansiyel bir saldırgana karşı koyma kapasitesinin artırılmasını hedefliyor. Tatbikata katılacak müttefikler arasında Japonya, Avustralya, Güney Kore, Filipinler ve Tayland gibi ülkelerin yer alması bekleniyor. Bu ülkeler, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki askeri faaliyetleri ve Tayvan’a yönelik tehditleri nedeniyle artan bir güvenlik endişesi yaşıyor.
Uzmanlar, REFORPAC’ın büyük ölçekli ve çok uluslu yapısının, Çin’e karşı açık bir mesaj niteliği taşıdığını belirtiyor. Çin ise bu tür tatbikatları “bölgesel istikrarı bozucu” olarak nitelendiriyor ve kendi askeri tatbikatlarıyla karşılık veriyor. Bu durum, Asya-Pasifik bölgesinde askeri gerilimin tırmanmasına yol açabilir. Ancak ABD, tatbikatların savunma amaçlı olduğunu ve bölgedeki barışı korumayı hedeflediğini vurguluyor.
Tatbikatın zamanlaması da dikkat çekiyor: 2027 baharı, ABD’nin başkanlık seçimleri sonrası döneme denk geliyor. Bu durum, yeni yönetimin Asya-Pasifik politikalarının belirlenmesinde askeri unsurların etkili olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, tatbikatın kapsamının genişletilmesi, ABD’nin Çin ile rekabetinde askeri seçenekleri masada tutma iradesini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
REFORPAC tatbikatının Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren bir yönü bulunmamakla birlikte, küresel askeri dengeler açısından dolaylı etkileri göz ardı edilemez. ABD’nin Pasifik’e odaklanması, Avrupa’daki askeri varlığını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Türkiye, NATO’nun güneydoğu kanadında önemli bir müttefik olarak, bu yeniden dengelenme sürecinde etkilenebilir. Ayrıca, ABD’nin Çin’e yönelik sert tutumu, küresel tedarik zincirlerini ve ekonomik dengeleri değiştirebilir; bu da Türkiye’nin ticaret ve enerji politikalarını etkileyebilir. Türkiye’nin kendi savunma sanayii ve askeri tatbikatlarının, bu tür büyük ölçekli uluslararası tatbikatlardan ilham alması ve ortak çalışma kapasitesini geliştirmesi muhtemeldir.