ABD sağlık sistemi, Covid-19 salgınının ardından derinleşen personel kriziyle başa çıkmak için giderek artan oranda yabancı hemşirelere, özellikle de Hindistan'dan gelenlere yöneliyor. Binlerce Hintli hemşire, yeşil kart başvurularında yıllar süren gecikmelere rağmen Amerikan hastanelerinde çalışma hayali kuruyor. Bu durum, hem ABD'nin hemşire açığını kapatma çabasını hem de Hindistan'ın sağlık çalışanı ihracatındaki önemli rolünü ortaya koyuyor.
Vize kuyrukları ve hemşire açığı
ABD'de hemşirelik lisansı alan yabancı mezunların sayısı son yıllarda hızla arttı. Özellikle Hindistan'dan gelen hemşireler, İngilizce dil yeterliliği ve uluslararası geçerliliği olan eğitim programları sayesinde büyük talep görüyor. Ancak, yeşil kart başvurularındaki yıllık ülke kotaları nedeniyle Hintli hemşireler ortalama 4-6 yıl beklemek zorunda kalıyor. Bu süreçte birçok aday, vize bekleme süresini kısaltmak için geçici çalışma vizelerine başvuruyor veya Kanada, Avustralya gibi alternatif ülkeleri değerlendiriyor.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na göre, ülkede yaklaşık 200.000 hemşire açığı bulunuyor ve bu rakamın 2030'a kadar 500.000'e ulaşması bekleniyor. Pandemi sırasında yaşanan tükenmişlik ve erken emeklilikler, zaten yaşlanan hemşire iş gücünü daha da kırılgan hale getirdi. Bu koşullar altında, yabancı işe alım programları özellikle kırsal alanlardaki hastaneler için hayati önem taşıyor.
Küresel boyut: Hindistan'ın sağlık işgücü ihracatı
Hindistan, dünyanın en büyük hemşire ihracatçılarından biri olarak öne çıkıyor. Her yıl yaklaşık 30.000 Hintli hemşire, Orta Doğu, Avrupa ve Kuzey Amerika'da iş buluyor. Ancak, düşük ücretler ve zorlu çalışma koşulları nedeniyle yurt içinde hemşirelerin yüzde 40'ından fazlası aktif olarak çalışmıyor. Bu durum, Hindistan'ın kendi sağlık sistemini olumsuz etkilerken, ABD, Birleşik Krallık ve Kanada gibi ülkeler Hintli hemşireler için cazip destinasyonlar haline geliyor.
ABD'nin Hintli hemşirelere yönelmesi, aynı zamanda Jeopolitik bir bağlam da taşıyor. İki ülke arasındaki stratejik ortaklık, sağlık alanındaki iş birliğini de kapsıyor. Ancak, vize reformu yapılmadığı sürece, Hintli hemşirelerin ABD'ye yerleşmesindeki engeller devam edecek. Bu süreçte, ABD'deki bazı eyaletler, yabancı hemşirelerin lisans sürecini hızlandırmak için düzenlemeler yaparken, federal düzeyde kalıcı bir çözüm henüz bulunmuş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sağlık turizmi ve hemşire ihracatı potansiyeli açısından benzer dinamiklere sahip. Ancak, ABD'nin Hintli hemşirelere yönelmesi, Türkiye'nin de sağlık personeli ihtiyacını ve yurt dışı istihdam fırsatlarını yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Türk hemşirelerin yabancı dil ve eğitim standartlarını yükselterek uluslararası iş gücü piyasasında rekabet edebilirliği artırılabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi sağlık çalışanı açığı (özellikle kırsal bölgelerde) benzer bir kriz yaşanmadan önlem alınmasını gerektiriyor. Küresel düzeyde, sağlık çalışanı göçü ülkeler arasındaki eşitsizlikleri derinleştirirken, Türkiye'nin bu alanda dengeli bir politika izlemesi hayati önem taşıyor.