ABD hükümeti, işini kaybeden H-1B vizesi sahiplerine tanınan 60 günlük yasal kalış süresini ortadan kaldıracak yeni bir düzenleme önerisi hazırladı. Pazar günü duyurulan taslağa göre, kuralın kesinleşmesi halinde vize süresi dolmadan işten çıkarılan yabancı çalışanlar, ülkede kalmak için ayrı bir yasal izinleri yoksa derhal ABD'den ayrılmak zorunda kalacak. Öneri, yüksek vasıflı göçmenleri hedef alan son dönemdeki en sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
H-1B programı ve 60 günlük sürenin arka planı
H-1B vizesi, ABD'li işverenlerin uzmanlık gerektiren pozisyonlarda yabancı çalışan istihdam etmesine olanak tanıyan bir program. Özellikle teknoloji, mühendislik, matematik ve fen bilimleri alanlarında çalışanlar bu vize türünü kullanıyor. Mevcut uygulamada, vize sahibi bir çalışan işini kaybettiğinde, yeni bir iş bulabilmesi veya statüsünü değiştirebilmesi için 60 günlük bir “ek süre” veriliyor. Bu süre, pandemi döneminde birçok kişinin ani işten çıkarmalarla karşılaşması sonrasında önem kazanmıştı.
Yeni öneri, bu 60 günlük süreyi tamamen kaldırıyor. Kuralın gerekçesinde, “vize süresi içinde işsiz kalan yabancı çalışanların yasadışı kalma riskini ortadan kaldırmak” ve “göçmenlik sisteminin bütünlüğünü korumak” gibi ifadeler yer alıyor. Ancak eleştirmenler, bunun aileleriyle birlikte yaşayan binlerce kişiyi mağdur edeceğini ve ABD'nin nitelikli iş gücü çekme kapasitesine zarar vereceğini belirtiyor.
Önerilen düzenleme, federal kayıt sürecine girdiğinde kamuoyu yorumuna açılacak ve nihai hale gelmesi aylar sürebilir. Yine de taslak, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin göçmenlik politikalarında daha kısıtlayıcı bir çizgiye kaydığının işareti olarak yorumlanıyor. Geçtiğimiz aylarda H-1B başvurularında ek ücret ve daha sıkı denetim getirilmişti.
Bölgesel ve küresel etkiler
ABD'deki H-1B programı, dünya genelinde nitelikli iş gücü hareketliliğinin bel kemiğini oluşturuyor. Programdan en çok yararlanan ülkelerin başında Hindistan ve Çin geliyor. Hintli teknoloji çalışanları, yıllardır H-1B vizesiyle ABD'de çalışıyor ve bu yeni kural onların en büyük endişesi haline gelmiş durumda. Hindistan hükümeti henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak sektör temsilcileri kuralın “nitelikli göçü caydıracağını” savunuyor.
Kanada, Almanya ve Avustralya gibi ülkeler ise son yıllarda nitelikli göçmenleri çekmek için yarışıyor. ABD'nin kapıları kapatması, bu ülkelerin daha fazla başvuru almasına yol açabilir. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, teknoloji sektöründe yetenek açığı yaşıyor ve bu durum küresel beyin göçü dengelerini değiştirebilir.
Öte yandan, ABD'li teknoloji şirketleri kurala karşı çıkıyor. Silikon Vadisi'ndeki dev firmalar, H-1B çalışanlarının şirketler için kritik önemde olduğunu ve ani işten çıkarmaların zaten zorlu olan işe alım süreçlerini daha da kötüleştireceğini belirtiyor. Uzmanlar, kuralın yasalaşması halinde ABD'nin küresel teknoloji liderliğini kaybedebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye doğrudan H-1B vizesiyle ABD'ye yoğun göç veren bir ülke değil; ancak nitelikli Türk mühendisleri ve yazılımcıları son yıllarda ABD'de çalışmayı tercih ediyordu. Yeni kural, bu kişilerin kariyer planlarını olumsuz etkileyebilir ve Türkiye'ye dönüşleri hızlandırabilir. Öte yandan, ABD'nin nitelikli göçü zorlaştırması, Türkiye'nin teknoloji sektörü için bir fırsat yaratabilir: yurt dışına gitmeyi düşünen genç yeteneklerin Türkiye'de kalması veya geri dönmesi, yerli Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin son dönemde açıkladığı “nitelikli göçmen çekme” stratejisi, bu küresel değişimden olumlu etkilenebilir. Ancak beyin göçünü tersine çevirmek için ekonomik istikrar ve Ar-Ge teşvikleri şart.