Dallas'ın kuzeyindeki Frisco, Prosper ve Celina gibi kasabalar, son on yılda ABD'nin en hızlı büyüyen banliyöleri arasında yer alıyordu. Bu büyümenin ardında, şirketlerin Teksas'a taşınması ve H-1B vizeli Hint asıllı işçilerin bölgeye akın etmesi yatıyordu. Ancak teknoloji sektöründeki işten çıkarmalar, vize ücretlerindeki artış, sıkılaşan göç kuralları ve yapay zeka kaynaklı aksaklıklar, bu patlamanın sönmesine yol açtı. Emlak piyasasında talep düşerken, kiralar ve ev fiyatları gerilemeye başladı. Bu durum, ABD'nin nitelikli göçmen politikalarındaki kırılganlığı ve küresel ekonomiyle bağlantılı yerel dalgalanmaları gözler önüne seriyor.
Büyüme Hikayesinin Perde Arkası
Frisco 2000 yılında 46.000 nüfusa sahipken, 2023'te 210.000'i aştı. Prosper ve Celina da benzer sıçramalar yaşadı. Bu kasabalar, silikon vadisi şirketlerinin ve diğer teknoloji devlerinin Teksas'a taşınmasıyla özellikle cazip hale geldi. Düşük vergi oranları, uygun yaşam maliyeti ve kamu hizmetlerinin kalitesi, birçok Hint asıllı yazılımcının H-1B vizeleriyle bu bölgelere yerleşmesine olanak tanıdı.
H-1B vizesi, ABD'deki teknoloji firmalarının ihtiyaç duyduğu nitelikli yabancı işgücünün temel kaynağıydı. Ancak Trump döneminde başlayan sıkılaştırma, Biden yönetiminde de devam eden artan vize ücretleri ve başvurulardaki red oranlarının yükselmesi, bu akışı yavaşlattı. Aynı zamanda büyük teknoloji firmaları, 2022'den bu yana toplu işten çıkarmalara gidiyor. Google, Microsoft ve Amazon gibi şirketlerde on binlerce çalışan işini kaybetti ve bu dalga, H-1B sahiplerini de vurdu.
Yapay zeka ve otomasyon, rutin yazılım geliştirme işlerini tehdit ediyor. Artık birçok pozisyon yapay zeka araçlarıyla dönüştürülüyor veya tamamen ortadan kalkıyor. Bu durum, H-1B sahiplerinin istihdamını daha da kırılgan hale getiriyor.
Konut Piyasasındaki Durum ve Demografik Değişim
Talep daralması, konut piyasasında görünür hale geldi. Frisco'da 2023'te ev fiyatları yıllık bazda %2 düşerken, Prosper'da %3 azaldı. Kiralar da benzer şekilde düşüşte. Bölgede yeni inşa edilen evlerin satışa sunulma süreleri uzadı. Emlakçılar, alıcıların bekle-gör politikası izlediğini belirtiyor. Yabancı alıcıların özellikle H-1B sahiplerinin ev alımında daha temkinli davrandığı gözlemleniyor.
Bu durum, ABD'nin vasıflı göçmenler üzerine kurulu banliyö büyüme modelinin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Göç politikalarındaki en ufak bir değişiklik, yerel ekonominin dengelerini altüst edebiliyor. Ayrıca yapay zeka ve otomasyon dalgasının, bu vasıflı işgücünün geleceğine dair soru işaretleri yarattığı da aşikar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer bir dinamikle karşı karşıya olmasa da bu gelişme kritik dersler barındırıyor. Türkiye, özellikle teknoloji ve yazılım alanında nitelikli işgücünü çekmek için H-1B'nin benzeri programlar uyguluyor ve yabancı yatırımla büyüyen şehirler yaratıyor. Ancak ABD örneği, bu tür akımların küresel teknoloji krizlerine, vize politikalarına ve yapay zeka dönüşümüne ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin, büyüme modelini sadece nitelikli göçe değil, aynı zamanda yerel inovasyon ve sürdürülebilir sektörlere dayandırması gerekiyor. Ayrıca yapay zekanın istihdam yapısını nasıl dönüştüreceği meselesi, Türkiye için de eğitim ve işgücü politikaları açısından öncelikli olmalıdır.