ABD'de ebeveynler, çocuklarını sosyal medyanın zararlı etkilerinden korumak için hükümetten yasal düzenleme talep ederken, Washington'un bu konuda somut bir adım atamaması tartışma yaratıyor. İngiltere'nin 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren sert yasası, Amerikalı aileler için bir umut ışığı olurken, ABD'deki siyasi kutuplaşma ve teknoloji şirketlerinin lobi faaliyetleri nedeniyle benzer bir düzenleme henüz gündeme gelmiş değil. Uzmanlar, gençler arasında artan anksiyete, depresyon ve intihar vakalarının sosyal medya kullanımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Ebeveynler Ne İstiyor?
Son yıllarda yapılan araştırmalar, gençlerin sosyal medyada geçirdiği sürenin zihinsel sağlıkları üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını ortaya koyuyor. ABD'de birçok ebeveyn, çocuklarının ekran bağımlılığı, siber zorbalık ve uygunsuz içeriklere maruz kalmasından endişe duyuyor. Ancak mevcut yasalar, teknoloji şirketlerini denetleme konusunda yetersiz kalıyor. Özellikle Florida ve Utah gibi eyaletler, gençler için sosyal medya kullanımını sınırlayan yasalar çıkarsa da, bu düzenlemeler federal düzeyde bir çerçeve sunmaktan uzak.
İngiltere'nin geçtiğimiz aylarda yürürlüğe koyduğu Online Safety Act (Çevrimiçi Güvenlik Yasası), 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya platformlarına erişimi yasaklıyor. Bu yasa, ABD'deki ebeveyn grupları tarafından örnek gösterilirken, uzmanlar yasanın uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü gibi konularda tartışmalara yol açtığına dikkat çekiyor.
Washington Neden Sessiz?
ABD'de sosyal medya düzenlemeleri, uzun süredir siyasi bir çıkmazda. Demokratlar genellikle daha sıkı kurallar talep ederken, Cumhuriyetçiler ifade özgürlüğü ve piyasa özgürlüğü gerekçesiyle karşı çıkıyor. Öte yandan teknoloji devleri, yoğun lobi faaliyetleriyle kongre üyelerini etkiliyor. Meta, Google ve TikTok gibi şirketler, çocuk güvenliği konusunda gönüllü adımlar attıklarını belirtse de, bu önlemler yetersiz bulunuyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu konuda İngiltere'nin gerisinde kalmasının uzun vadede genç nesillerin psikolojik sağlığını tehdit ettiğini vurguluyor. Özellikle pandemi sonrası artan çevrimiçi bağımlılık, gençlerde yalnızlık ve düşük özgüven gibi sorunları tetikliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir tartışma mevcut. 16 yaş altı sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamalar, son yıllarda gündeme gelse de henüz yasal bir düzenleme yapılmadı. ABD ve İngiltere'deki gelişmeler, Türk kanun koyucular için bir referans teşkil edebilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü demografik yapısı ve medya tüketim alışkanlıkları göz önüne alındığında, doğrudan ithal politikalar yerine yerel koşullara uyarlanmış bir model geliştirilmesi gerekiyor. Özellikle dijital okuryazarlığın artırılması ve ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmaları, yasal düzenlemelerle eş zamanlı yürütülmeli.