Amerika Birleşik Devletleri'nde toplumsal değerlerde önemli bir değişim yaşanıyor. Son yapılan bir kamuoyu araştırması, evlilik dışında çocuk sahibi olmayı ahlaki açıdan kabul edilebilir bulan Amerikalıların oranının bir yıl içinde yaklaşık 10 puan düştüğünü ortaya koydu. Bu düşüş, ülkede muhafazakar görüşlerin yeniden güç kazandığına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Gallup'ın yıllık Değerler ve İnançlar anketine göre, 2024 yılında Amerikalıların yüzde 42'si evlilik dışı çocuk sahibi olmayı kabul edilebilir bulurken, bu oran 2023'te yüzde 52 idi. Aynı dönemde bu durumu "ahlaken yanlış" olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 41'den yüzde 48'e yükseldi. Anket, 1-23 Mayıs 2024 tarihleri arasında 1.010 yetişkinle yapıldı ve hata payı ±4 puan.
Bu eğilim, özellikle 2010'ların başından itibaren evlilik dışı doğumların kabulünde görülen istikrarlı artışın tersine döndüğünü gösteriyor. 2013'te yüzde 62 olan kabul oranı, 2014'te yüzde 61, 2015'te yüzde 58 seviyesindeydi. Pandemi sonrası dönemde ise düzenli bir düşüş gözleniyor.
Uzmanlar, bu değişimde ekonomik ve siyasi faktörlerin rol oynadığını belirtiyor. Artan enflasyon ve konut maliyetleri, genç çiftlerin evlenme kararlarını ertelemesine neden olurken, muhafazakar siyasi söylemlerin yükselişi de toplumsal normları etkiliyor. Ayrıca, dini bağlılığın güçlendiği kesimlerde bu tür değer yargılarının daha belirgin olduğu görülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu eğilim, küresel çapta benzer gelişmelerin habercisi olabilir. Birçok Batı ülkesinde son yıllarda evlilik dışı doğum oranları artarken, muhafazakar dalga bu eğilimi tersine çevirebilir. Örneğin, Avrupa'da İskandinav ülkeleri evlilik dışı doğumların en yaygın olduğu bölgeler arasında, ancak bazı Doğu Avrupa ülkelerinde dini değerlerin etkisiyle bu oran düşük seyrediyor.
Küresel düzeyde, aile yapısındaki değişimler demografik trendleri de etkiliyor. Düşük doğum oranlarıyla mücadele eden birçok ülke, evlilik teşvikleri ve aile politikaları geliştiriyor. ABD'deki bu muhafazakar yönelim, diğer ülkelerde de benzer politikaları teşvik edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de aile kurumu geleneksel olarak güçlü olmakla birlikte, son yıllarda evlilik dışı doğum oranlarında dalgalanmalar gözleniyor. ABD'deki bu eğilim, küresel muhafazakar dalganın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin sosyal politikaları açısından, evlilik kurumunu teşvik eden mevcut uygulamaların toplumsal kabul düzeyini artırabileceği öngörülebilir. Ancak bu gelişmenin doğrudan bir dış politika veya güvenlik etkisi bulunmamaktadır. Küresel boyutta ise, sosyal değerlerdeki bu tür kaymaların uluslararası kuruluşların aile politikalarına yaklaşımını etkileyebileceği söylenebilir.