ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Teksas'ın Zavala County bölgesinde, ilk vakanın tespit edildiği çiftliğe yaklaşık 8 kilometre mesafedeki bir başka çiftlikte daha et sineği (screwworm) vakası tespit edildiğini duyurdu. Bu gelişme, ülkenin güney eyaletlerinde hızla yayılan ve hayvancılık sektörünü tehdit eden parazit istilasının kontrolden çıktığı endişelerini artırdı. USDA, salgını durdurmak için karantina bölgeleri oluştururken, Kanada da Teksas'tan sığır ithalatına geçici yasak getirdi. Ekonomik kayıpların milyarlarca doları bulabileceği tahmin ediliyor.
Et Sineği Salgınının Arka Planı ve Gelişimi
Et sineği (Cochliomyia hominivorax) larvaları, sıcakkanlı hayvanların açık yaralarına yerleşerek canlı dokuyla besleniyor. Tedavi edilmezse hayvanın ölümüne yol açabiliyor. İlk vaka, 2024 yılının Ekim ayında Teksas'ın güneyinde tespit edilmişti. USDA, salgını izlemek için bölgeye 15 mil (24 km) yarıçaplı bir karantina bölgesi belirlemişti. Ancak yeni vaka, karantina sınırları içinde olmasına rağmen, hastalığın yayılma hızının beklentilerin üzerinde olduğunu gösteriyor. Yetkililer, sinek popülasyonunu azaltmak için steril böcek salımı ve ilaçlı yemler kullanıyor.
Kanada Gıda Denetleme Kurumu (CFIA), 3 Kasım 2024 itibarıyla Teksas'tan canlı sığır ithalatını durdurdu. Karar, USDA'nın ikinci vakayı doğrulamasından bir gün sonra alındı. Kanada, 2023 yılında Teksas'tan yaklaşık 150 bin baş sığır ithal etmişti. Yasak, Kuzey Amerika sığır ticaretinde önemli bir aksamaya yol açtı. Meksika da benzer önlemleri değerlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ekonomik ve Ticari Etkiler
Et sineği salgını, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel sığır ticaretini de tehdit ediyor. Teksas, ABD'nin en büyük sığır üreticisi eyaletlerinden biri olup, yıllık 10 milyar doları aşan bir endüstriye sahip. Kanada ve Meksika, ABD sığır ithalatının başlıca alıcıları. Uzmanlar, salgının kontrol altına alınamaması durumunda Kuzey Amerika genelinde sığır fiyatlarının yükseleceğini ve kırmızı et arzında daralma yaşanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Orta Amerika ülkeleri de salgının kendilerine sıçramasından endişe ediyor. Et sineği, Panama Kanalı bölgesinde 1990'larda başarıyla eradike edilmişti, ancak iklim değişikliği sinek popülasyonunun kuzeye kaymasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Et sineği salgını, Türkiye'ye doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, küresel et piyasalarında dalgalanmaya yol açması bekleniyor. Türkiye, kırmızı et ihtiyacının bir kısmını ithalatla karşılıyor; Kuzey Amerika'daki arz daralması, dünya genelinde et fiyatlarını yukarı çekebilir. Ayrıca, salgın nedeniyle sıkılaşan hayvan ithalat kuralları, Türkiye'nin ABD ve Kanada'dan yaptığı canlı hayvan ve et ithalatını zorlaştırabilir. Türkiye'nin kendi hayvan sağlığı gözetim sistemini güçlendirmesi ve benzer paraziter hastalıklara karşı erken uyarı mekanizmalarını devreye alması, olası bir salgın durumunda hazırlıklı olmasını sağlayacaktır. Jeopolitik olarak, bu tür salgınlar küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.