ABD'de eşcinsel evliliğe destek, yıllar süren istikrarlı yükselişin ardından ilk kez belirgin bir düşüş gösterdi. Gallup'un 2024 Mayıs ayında gerçekleştirdiği ankete göre, Amerikalı yetişkinlerin yalnızca yüzde 65'i eşcinsel evliliğin yasal olması gerektiğini düşünüyor. Bu oran, 2022 ve 2023'te kaydedilen yüzde 71'lik seviyeden 6 puanlık bir gerilemeyi ifade ediyor. Anket, 1-12 Mayıs tarihleri arasında 1.024 yetişkinle telefonla görüşülerek yapıldı ve hata payı artı-eksi 4 puan olarak belirtildi.
Siyasi ve kuşaksal uçurum büyüyor
Düşüş, özellikle Cumhuriyetçi seçmenler ve yaşlı kuşaklar arasında daha belirgin. Cumhuriyetçiler arasında eşcinsel evlilik desteği yüzde 49'dan yüzde 41'e gerilerken, bağımsızlar arasında yüzde 72'den yüzde 67'ye, Demokratlar arasında ise yüzde 90'dan yüzde 83'e düştü. Kuşak bazında en keskin düşüş Baby Boomer kuşağında (1946-1964 doğumlular) görüldü: yüzde 56'dan yüzde 46'ya düşen destek, bu kuşakta eşcinsel evlilik karşıtlığını çoğunluğa taşıdı. Genç yetişkinler (18-34) arasında destek yine yüksek (yüzde 82) ancak bir önceki yıla göre 6 puan düştü. Gallup, bu değişimin “eşcinsel evlilik konusunda 1996'dan bu yana ilk anlamlı azalma” olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, düşüşün arkasında birkaç faktör olabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında konunun medyada daha az görünür olması, muhafazakâr hareketlerin yoğunlaşması ve Yüksek Mahkeme'nin 2022'de kürtaj hakkını iptal etmesinin ardından diğer sosyal hakların da sorgulanır hale gelmesi sayılıyor. Ayrıca 2024 seçim yılında siyasi kutuplaşmanın artması, eşcinsel evlilik gibi sembolik konularda görüşlerin polarize olmasına yol açmış olabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Demokrasi ve kimlik politikaları
ABD'de eşcinsel evlilik, Yüksek Mahkeme'nin 2015 Obergefell v. Hodges kararıyla federal düzeyde yasal hale gelmişti. Ancak 2022'de kürtaj hakkını (Roe v. Wade) iptal eden muhafazakâr çoğunluk, eşcinsel evliliğin de benzer bir kaderi paylaşabileceği endişesini doğurdu. Gallup verileri, toplumsal kabuldeki düşüşün sadece bir anket anomalisi değil, daha geniş bir eğilimin parçası olabileceğine işaret ediyor. Benzer bir düşüş ABD dışında da gözleniyor: Avrupa'da Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde eşcinsel çiftlerin yasal tanınmasına yönelik muhalefet artarken, Latin Amerika'da Brezilya ve Kolombiya dini grupların etkisiyle geri adım atmalar yaşanıyor. Bu küresel tablo, LGBTI+ haklarının ilerlemesinin otomatik olmadığını, sürekli savunulması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de parçası olduğu küresel insan hakları tartışmalarının seyrini etkileyebilir. Türkiye'de eşcinsel evlilik yasal değil ve LGBTI+ bireylere yönelik ayrımcılık yaygın. ABD gibi bir referans ülkede desteğin gerilemesi, Türkiye'de konunun ötelenmesine veya mevcut muhalif söylemlerin güçlenmesine zemin hazırlayabilir. Öte yandan, AKP hükümetinin son yıllarda “geleneksel aile” vurgusu yaparak LGBTI+ haklarına mesafeli durduğu biliniyor. ABD'deki bu eğilim, uluslararası baskının azalması anlamına gelebilir; ancak Türkiye'nin AB üyelik süreci ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gibi bağlayıcı mekanizmalar, haklar konusunda geri adım atılmasını zorlaştırıyor. Yine de, Batı'da bile eşcinsel evlilik desteğinin kırılgan olduğunu göstermesi, Türkiye'deki aktivistler için bir uyarı niteliği taşıyor.