ABD yönetimi, Erbil'deki askerlerinin çekilmesinin ardından Irak'ta DEAŞ ile mücadele kapsamında yürütülen uluslararası koalisyon misyonunun sona erdiğini resmen açıkladı. Açıklama, Irak'ın kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin merkezi Erbil'den yapılan tahliyenin hemen ardından geldi. Karar, Irak merkezi hükümeti ile ABD arasında uzun süredir devam eden askeri varlık müzakerelerinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.
Misyonun Arka Planı ve Çekilme Süreci
ABD öncülüğündeki koalisyon, 2014 yılında DEAŞ'ın Irak ve Suriye'de geniş topraklar ele geçirmesinin ardından kurulmuştu. Misyon, Irak güvenlik güçlerine hava desteği, istihbarat paylaşımı ve eğitim sağlayarak örgütün yenilgiye uğratılmasında kritik rol oynadı. 2017'de Irak'ın DEAŞ'tan temizlendiğinin ilan edilmesine rağmen, koalisyon güçleri ülkede kalmaya devam etti ve kalan hücrelerle mücadele ile istikrarı sağlama görevini sürdürdü.
Erbil'deki çekilme, koalisyonun Irak'taki en önemli üslerinden birinden yapılan ilk büyük ölçekli tahliye olarak kayda geçti. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, çekilmenin planlı ve koordineli olduğu, Irak güvenlik güçlerinin operasyonel kapasitesinin artık yeterli seviyeye ulaştığı vurgulandı. Çekilme sürecinde kullanılan ekipman ve personelin bir kısmının bölgedeki diğer üslere veya ülke dışına nakledildiği bildirildi.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti, aylardır koalisyona bağlı danışmanların ve muharebe birliklerinin ülkeden ayrılması için bir takvim talep ediyordu. Bağdat yönetimi, DEAŞ tehdidinin büyük ölçüde ortadan kalktığını ve hükümetin tam egemenliğinin tesisi için yabancı askerlerin varlığının son bulması gerektiğini savunuyordu. ABD ile Irak arasında 2024'te başlatılan görüşmelerde, koalisyonun dönüştürülmesi ve kademeli olarak azaltılması üzerinde mutabakata varılmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Erbil'den çekilme, sadece askeri bir hamle değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Irak'ın kuzeyi, Türkiye'nin PKK ile mücadelesi, İran'ın bölgedeki nüfuz alanı ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD varlığı ile doğrudan bağlantılı bir coğrafya. ABD güçlerinin Erbil'den ayrılması, İran yanlısı grupların bölgede daha rahat hareket etmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle Haşdi Şabi bünyesindeki İran destekli milislerin, koalisyonun ayrılmasını kendi lehlerine bir kazanım olarak görmesi muhtemel.
Öte yandan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) için Erbil'deki ABD varlığı, hem DEAŞ tehdidine karşı bir güvence hem de Bağdat ve İran'a karşı bir denge unsuru işlevi görüyordu. IKBY yetkilileri, çekilme sonrası güvenlik boşluğu oluşmaması için ABD ile yeni bir savunma işbirliği mekanizması kurulması çağrısında bulundu. Ancak Washington'ın, Irak merkezi hükümetiyle yürüttüğü müzakerelerde IKBY'nin güvenlik endişelerini ne ölçüde dikkate alacağı belirsizliğini koruyor.
Suriye'nin kuzeydoğusunda ABD'nin desteklediği SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile yürüttüğü operasyonlar ise ayrı bir başlık. Erbil'deki çekilme, ABD'nin Irak-Suriye hattındaki askeri lojistiğini zayıflatabilir ve bu da SDG'ye verilen desteğin sorgulanmasına yol açabilir. Bölgedeki askeri dengelerin yeniden şekillenmesi, DEAŞ'ın yeniden canlanma riskini de beraberinde getirebilir; zira örgütün Irak ve Suriye'nin çöllük bölgelerinde hâlâ aktif hücreleri bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Erbil'deki ABD varlığı, PKK'ya karşı yürütülen operasyonlarda dolaylı bir denge unsuru olarak görülüyordu. ABD'nin çekilmesi, PKK/YPG'nin bölgede daha serbest hareket etme ihtimalini artırabilir. Ayrıca İran'ın IKBY üzerindeki etkisinin güçlenmesi, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarına aykırı bir tablo oluşturabilir. Ankara, hem Bağdat hem de Erbil ile ilişkilerini güçlendirerek güvenlik boşluğunu kendi lehine çevirmeye çalışacaktır. Koalisyon sonrası dönemde Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığını ve istihbarat işbirliğini artırması muhtemel.