ABD ekonomisi, Mayıs 2025'te beklentilerin oldukça üzerinde bir performans sergileyerek 172 bin yeni istihdam yarattı. Bu rakam, işgücü piyasasının toparlanma sinyallerini güçlendirirken, ülkenin en büyük ekonomik göstergelerinden biri olan tarım dışı istihdam verisi, Nisan ayındaki 165 binlik artışın da üzerine çıktı. İşsizlik oranı ise yüzde 3,7'den yüzde 3,6'ya gerileyerek pandemi öncesi seviyelere yaklaştı. Açıklanan veriler, Federal Rezerv'in (Fed) faiz politikalarına yön verecek kritik bir dönemeçte gelirken, küresel piyasalarda da hareketlilik yarattı.
İşgücü piyasasındaki toparlanma sinyalleri ve sektörel dağılım
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Mayıs ayındaki istihdam artışı özellikle hizmet sektörü, sağlık ve eğitim alanlarında yoğunlaştı. Sağlık sektörü 52 bin, eğlence ve konaklama sektörü 28 bin, profesyonel ve iş hizmetleri ise 24 bin yeni iş ekledi. İmalat sektörü de 15 bin kişilik artışla toparlanmaya katkı sağladı. Bununla birlikte, perakende ticaret ve ulaştırma sektörlerinde istihdamın durgun seyrettiği gözlemlendi. Ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda yüzde 4,1 artışla 34,79 dolara yükselirken, çalışma saatleri de hafifçe artarak haftalık 34,5 saate çıktı. Bu veriler, işgücü piyasasındaki sıkılığın ücretler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Piyasa analistleri, bu istihdam artışının Fed'in faiz indirim beklentilerini bir miktar öteleyebileceğini belirtiyor. Zira güçlü işgücü piyasası, enflasyonla mücadelede daha temkinli bir para politikası gerektirebilir. Ancak bazı ekonomistler, son aylarda işe alım hızının yavaşladığını ve bu verinin tek başına bir trend değişikliği olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, işgücüne katılım oranının yüzde 62,7'de sabit kalması, potansiyel işgücü arzının sınırlı olduğuna işaret ediyor.
Küresel piyasalara yansımalar ve faiz politikası beklentileri
ABD istihdam verisinin ardından küresel piyasalarda karışık sinyaller görüldü. New York borsasında Dow Jones endeksi yüzde 0,3 yükselirken, Nasdaq bileşik endeksi teknoloji hisselerindeki satışlarla yüzde 0,2 geriledi. Tahvil piyasalarında ise getiriler yükseldi; 10 yıllık Hazine tahvil faizi yüzde 4,45'e çıktı. Dolar endeksi, güçlenen istihdam verisi sonrası diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Euro/dolar paritesi 1,08 seviyesinin altına geriledi. Gelişmekte olan ülke para birimleri ise doların güçlenmesiyle baskı altında kaldı.
Analistler, bu veri sonrası Fed'in Haziran toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı ancak yılın ikinci yarısı için sinyallerin önem kazandığı yorumunu yapıyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın daha önce yaptığı açıklamalarda, enflasyonun yüzde 2 hedefine inmesi için işgücü piyasasının yavaşlaması gerektiğini vurgulaması, mevcut verinin bu yönde bir işaret vermediğini gösteriyor. Yatırımcılar, gelecek hafta açıklanacak enflasyon verilerini ve Fed'in para politikası raporunu yakından takip edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam verisinin güçlü gelmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için karışık sinyaller taşıyor. Güçlenen dolar, TL üzerinde baskı oluşturabilir ve ithalat maliyetlerini artırabilir. Ancak ABD ekonomisinin sağlam duruşu, küresel resesyon endişelerini azaltarak Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talebi canlı tutabilir. Fed'in faiz indirimlerini erteleyebilecek olması, Türkiye'nin finansman maliyetlerini yukarı çekebilir ve sermaye akımlarını olumsuz etkileyebilir. TCMB'nin mevcut sıkı para politikasıyla dolarizasyonu azaltma çabaları, bu tür dış şoklara karşı kırılganlığı sınırlayabilir. Sonuç olarak, ABD verisi Türkiye açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel likidite koşulları ve döviz kuru üzerinden dolaylı etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.