ABD'de Mayıs ayı tarım dışı istihdam verisi, beklentileri ikiye katlayarak 272 bin artış gösterdi. Piyasaların 180 bin civarında beklediği rakam, ekonominin hâlâ güçlü olduğunu teyit ederken, işsizlik oranının yüzde 3,9'da sabit kalmasıyla birlikte Federal Rezerv'in (Fed) bu yıl faiz indirimine gitme ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Uzmanlar, verinin ardından faiz indirimi beklentilerinin Eylül'den Aralık'a ötelendiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Çalışma Bakanlığı verilerine göre, sağlık sektörü 68 bin, hükümet 43 bin ve eğlence/konaklama sektörü 42 bin yeni iş ekledi. Ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda yüzde 4,1 artarak enflasyon baskılarının devam ettiğini gösterdi. Ayrıca, Nisan ayı istihdam artışı 175 binden 165 bine revize edildi.
Piyasalar, veri öncesinde Fed'in Eylül ayında faiz indirimine başlayacağına yüzde 55 ihtimal veriyordu. Ancak güçlü istihdam raporu sonrasında bu ihtimal yüzde 30'a geriledi. Ekonomistler, Fed Başkanı Jerome Powell'ın faiz indirimi için "daha fazla güven" istediğini ve bu verinin bekleme süresini uzatacağını ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin istihdam verileri, küresel piyasalar için de kritik önem taşıyor. Güçlü ABD ekonomisi, dolara olan talebi artırırken gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye gibi ülkelerde, Fed'in faiz indirimini ertelemesi, kur ve faiz oranlarını yukarı çekebilir.
Verinin ardından S&P 500 endeksi yatay seyrederken, 10 yıllık tahvil faizleri yükseldi. Dolar endeksi (DXY) ise değer kazandı. Analistler, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesi ve işgücü piyasasının dirençli olması nedeniyle Fed'in faiz indirimi için acele etmeyeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de faiz indirimlerinin ertelenmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için sermaye girişlerinin gecikmesi anlamına geliyor. Yüksek ABD faizleri, TL'nin değer kaybı riskini artırırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimi için elini zayıflatıyor. Ancak, güçlü ABD ekonomisi, Türk ihracatçıları için talep açısından olumlu bir faktör olarak değerlendirilebilir. Küresel piyasalardaki bu gelişme, TCMB'nin sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmesi gerektiğine işaret ediyor.