ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), denizaltı iletişim kablolarının güvenliğine ilişkin kuralları sıkılaştıran yeni bir düzenlemeyi oybirliğiyle onayladı. Karar, küresel veri trafiğinin omurgasını oluşturan bu kritik altyapının daha sıkı denetim altına alınmasını öngörüyor. FCC'nin hamlesi, özellikle Çin merkezli şirketlerin denizaltı kablo projelerindeki rolüne yönelik artan endişelerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Yeni kurallar kapsamında, FCC onayı gerektirmeyen kablo onarım izinleri iptal edildi ve yabancı şirketlerin ABD karasularında yürüttüğü bakım faaliyetleri daha kapsamlı bir incelemeye tabi tutulacak.
Gelişmenin arka planı
Denizaltı kabloları, uluslararası internet trafiğinin yüzde 95'inden fazlasını taşıyan hayati bir altyapı unsuru. ABD'de ise bu kabloların büyük kısmı, ülkenin doğu ve batı kıyılarında sonlanıyor. Ancak son yıllarda, Çin devletine ait veya Çin bağlantılı şirketlerin denizaltı kablo projelerine katılımı, casusluk veya sabotaj riski nedeniyle Washington'da alarm zilleri çaldırmıştı. FCC, 2020'de Çinli telekom devi China Mobile'ın ABD ile Avrupa arasında yeni bir kablo projesinden çıkarılmasını talep etmişti. Yeni düzenleme, bu tür riskleri minimize etmek için kablo başvuru sürecini sıkılaştırmayı ve onarım gibi teknik faaliyetleri de denetim kapsamına almayı amaçlıyor. FCC Komiseri Brendan Carr, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Denizaltı kabloları, ulusal güvenliğimiz için kritik öneme sahip. Söz konusu altyapı, potansiyel tehditlere karşı korunmalı ve yabancı aktörlerin bu kablolar üzerindeki etkisi sınırlandırılmalıdır" dedi.
Yeni kurallar, özellikle kablo onarım ve bakım faaliyetlerinde yabancı personel kullanımını kısıtlıyor. Daha önce FCC onayı gerektirmeyen acil onarımlar, artık en az 30 gün önceden bildirilmek zorunda. Ayrıca, yabancı şirketlerin ABD sularında gerçekleştireceği her türlü bakım faaliyeti için önceden izin alınması gerekecek. Bu adım, özellikle Çin bandıralı bakım gemilerinin ABD sularında faaliyet göstermesini zorlaştıracak. Pentagon ve ABD istihbarat teşkilatları, Çin'in sivil denizcilik operasyonlarını askeri amaçlarla kullanabileceği endişesini sıkça dile getiriyor. FCC, ayrıca kablo iniş noktalarındaki güvenlik önlemlerini artırmak için eyalet ve yerel yönetimlerle koordinasyonu güçlendirecek.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu hamlesi, yalnızca iç güvenlik endişelerini yansıtmıyor; aynı zamanda küresel teknoloji tedarik zincirinde yaşanan jeopolitik rekabetin de bir parçası. Denizaltı kabloları, veri egemenliği ve siber güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Çin, son yıllarda Asya, Afrika ve Avrupa'da kendi kablo projelerini hayata geçirerek bu alandaki etkisini artırmaya çalışıyor. ABD ise, özellikle Hint-Pasifik bölgesinde müttefikleriyle birlikte alternatif kablo güzergahları geliştiriyor. Avrupa Birliği de benzer endişelerle, kıta içi veri yollarını çeşitlendirme ve kritik altyapıyı koruma adımları atıyor. Japon ve Avustralyalı yetkililer, Çin'in denizaltı kablo ağlarına erişimini sınırlamak için ABD ile iş birliği yapıyor.
Ancak yeni düzenlemeler, bazı çevrelerde ticaret engelleri yaratacağı ve küresel internetin maliyetini artıracağı gerekçesiyle eleştiriliyor. Denizaltı kablo endüstrisi, onarım süreçlerindeki gecikmelerin hizmet kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, düzenlemelerin uygulanabilirliği için yeterli insan kaynağı ve teknik altyapının sağlanması gerektiğini vurguluyor. Yine de, ABD'nin bu adımı, kritik altyapının korunması konusunda küresel bir trendin parçası olarak görülüyor. Sonuçta, denizaltı kabloları üzerindeki kontrol, gelecekteki dijital savaş alanlarında belirleyici bir faktör olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin denizaltı kablolarına yönelik sıkı düzenlemeleri, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da bölgesel ve küresel etkileri açısından değerlendirilmelidir. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir veri koridoru haline gelme potansiyeline sahiptir. Özellikle Doğu Akdeniz'de planlanan yeni denizaltı kablo projeleri, Türkiye'nin bu alandaki rolünü artırabilir. ABD'nin Çin kaynaklı endişeleri, Türkiye'nin kendi veri altyapısını güvence altına alması ve bağımsız kablo projelerine yatırım yapması için bir fırsat olarak görülebilir. Ancak, teknolojik bağımlılık ve siber güvenlik riskleri dikkate alındığında, Türkiye'nin denizaltı kablo politikasını ulusal güvenlik stratejisiyle uyumlu hale getirmesi önem taşımaktadır.