ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokrat Parti’yi temsil eden ve Kongre’ye giren ilk kaçak göçmen kökenli siyasetçi olan Adriano Espaillat (New York), ülke çapında tartışmalara yol açan bir çıkış yaparak Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) lağvedilmesi çağrısında bulundu. Espaillat, NewsNation kanalında yayınlanan bir programda yaptığı konuşmada, “Ulus genelinde yaşananlar, yalnızca Houston’da değil, herkesin gözleri önünde cereyan ediyor” ifadelerini kullandı. Üç dönemdir Kongre’de görev yapan Espaillat’ın bu talebi, özellikle başkanlık seçimleri öncesinde göçmenlik politikalarının yeniden alevlenmesine neden oldu.
Espaillat’ın Çağrısının Arkasındaki Gerekçe
Dominik Cumhuriyeti asıllı olan ve genç yaşta ABD’ye yasal olmayan yollarla girdikten sonra 1990’larda yasal statü kazanan Espaillat, ICE’nin insan hakları ihlallerine ve aşırı güç kullanımına imza attığını savundu. Ice ajanlarının özellikle Latin kökenli topluluklara yönelik sert operasyonlarını eleştiren Espaillat, kurumun “korku ve ayrımcılık” üzerine inşa edildiğini söyledi. “ICE, göçmenleri suçlu gibi gösteren bir sistemin parçası haline geldi. Artık bu kurumun varlığını sürdürmesi, Amerikan değerleriyle bağdaşmamaktadır” diyen Espaillat, Kongre’deki diğer ilerici Demokratlarla birlikte ICE’in kapatılması için yasa teklifi hazırlığında olduklarını duyurdu. 2020 yılında da benzer bir teklif sunan ancak başarılı olamayan Espaillat, bu kez kamuoyundan daha fazla destek beklediklerini ifade etti.
Espaillat’ın çıkışı, özellikle Teksas’taki sınır politikaları ve Houston’da yaşanan son olayların ardından geldi. Geçtiğimiz haftalarda Houston’da ICE ajanlarının düzenlediği bir operasyonda, yasal statüye sahip olan bir ABD vatandaşının yanlışlıkla gözaltına alınması büyük tepki çekmişti. Bu olay, Espaillat’ın da altını çizdiği gibi, kurumun “ormansız ve denetimsiz” bir şekilde çalıştığını gösteren bir örnek olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Göçmenlik Krizi ve Siyasi Yansımaları
Göçmenlik, ABD’de başkanlık seçimleri öncesinde en sıcak başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Cumhuriyetçiler, sınır güvenliğini artırmayı ve ICE’i güçlendirmeyi savunurken, Demokratlar insani değerler ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde daha kapsayıcı bir politika izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Espaillat’ın ICE’in kapatılması yönündeki çağrısı, partinin sol kanadının uzun süredir dile getirdiği bir talebin yeniden gündeme gelmesi anlamına geliyor. Ancak Biden yönetimi şu ana kadar kurumu kapatmaktan ziyade reform yapılmasından yana bir tutum sergiliyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, “Yönetimimiz, göçmenlik sistemimizi modernize etmeyi ve insan haklarına saygılı bir yapı kurmayı hedefliyor” açıklamasında bulundu.
Küresel ölçekte ise ABD’deki göçmenlik tartışmaları, diğer ülkelerde de benzer siyasi kutuplaşmalara yol açıyor. Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve sınır kontrollerinin sertleşmesi, ABD’deki ICE tartışmalarının küresel bir yankı bulduğunu gösteriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde 108 milyon kişi zorla yerinden edildi ve bu sayı 2023’te daha da arttı. Göçmenlik, sadece ABD’nin değil, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bir insanlık krizi haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem göç veren hem de göç alan bir ülke olarak ABD’deki göçmenlik tartışmalarını yakından takip etmektedir. Özellikle Suriye’den gelen milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, ABD’nin ICE politikalarındaki değişimin, uluslararası göç yönetimi standartlarını etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Türk yetkililer, ABD’de yaşayan Türk kökenli göçmenlerin haklarının korunması ve olası sıkı önlemlerden etkilenmemesi için diplomatik girişimlerini artırmış durumda. Ayrıca, iki ülke arasındaki vize muafiyeti ve iş gücü anlaşmaları gibi konular, ICE’nin geleceğine dair alınacak kararlardan doğrudan etkilenebilir. Türkiye, bu süreçte insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin korunması gerektiğini vurguluyor.