ABD yönetimi, yapay zeka girişimi DeepSeek de dahil olmak üzere 100’den fazla Çinli şirketi ulusal güvenlik riski olarak kara listeye almayı şimdilik erteledi. Kaynaklara göre, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından hazırlanan listede, savunma, teknoloji ve enerji alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda firma bulunuyor. Ancak bu adım, Trump yönetiminin son döneminde atılmadı ve Biden yönetimi de süreci dondurdu. Karar, Pekin ile Washington arasındaki teknoloji savaşında yeni bir dönemece işaret ederken, özellikle yapay zeka ve yarı iletken alanındaki gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Kara Liste ve Ulusal Güvenlik Gerekçesi
ABD yetkililerine göre, listede yer alan şirketlerin çoğu, Çin’in askeri modernizasyon programına doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunuyor. DeepSeek ise son dönemde büyük dil modelleri ve yapay zeka uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Şirket, ABD’nin Çin’e yönelik yarı iletken ihracat kısıtlamalarını aşmak için alternatif yollar geliştirmekle suçlanıyor. Ancak resmi belgelerde şirketin faaliyetlerinin doğrudan bir tehdit oluşturduğuna dair somut kanıt sunulmadı. Bu durum, kara listenin siyasi bir hamle mi yoksa gerçek bir güvenlik endişesi mi olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Geçtiğimiz yıl ABD, Huawei ve ZTE gibi devleri kara listeye alırken, yarı iletken üretim ekipmanlarına yönelik ihracat kısıtlamalarını da sıkılaştırmıştı. DeepSeek’in listeye dahil edilmesi, yapay zeka alanında faaliyet gösteren Çinli firmaların da hedef haline geldiğini gösteriyor. ABD’nin bu hamlesi, Çin’in teknolojik bağımsızlık çabalarını hızlandırmasına yol açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin kara liste konusunda net bir adım atmaması, müttefikleri arasında da soru işaretleri yarattı. Avrupa Birliği ve Japonya, Çin’e yönelik teknoloji kısıtlamalarında ABD ile koordinasyon içinde hareket ediyor. Ancak DeepSeek gibi yenilikçi firmaların kara listeye alınması, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabilir. Öte yandan Çin, kendi yapay zeka ekosistemini güçlendirmek için yerli şirketlere büyük teşvikler sağlıyor. Bu durum, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü sürdürme çabalarını zorlaştırabilir. Uzmanlar, kara listenin ertelenmesini, Biden yönetiminin Çin ile ticaret savaşını daha da tırmandırmak istememesine bağlıyor. Ancak bu karar, ABD’nin Çin’e karşı tutarlı bir strateji izleyip izlemediği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-Çin teknoloji rekabetinde doğrudan bir taraf olmasa da, bu gelişme Türkiye’nin ticaret ve teknoloji politikalarını etkileyebilir. Türkiye, özellikle yapay zeka ve savunma sanayii alanlarında Çin ile iş birliğini artırma eğiliminde. ABD’nin Çinli şirketlere yönelik kısıtlamaları, Türkiye’nin bu şirketlerle ortak projeler geliştirmesini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD’nin kara liste kararları, dolaylı olarak Türkiye’nin yarı iletken tedarikini etkileyebilir. Türkiye, teknolojik bağımsızlığını güçlendirmek için hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ilişki kurmak zorunda. Bu nedenle, ABD’nin adımları yakından izlenmeli ve Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda alternatif tedarik kanalları oluşturulmalıdır.