ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçiler, fosil yakıt endüstrisini, küresel çapta ölümcül ve rekor kıran afetlere yol açan sera gazlarının salınımındaki rolü nedeniyle karşı karşıya olduğu yasal sorumluluktan korumak için harekete geçti. Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu'nun Çarşamba günü konuyla ilgili bir oturum düzenlemesi bekleniyor. Bu hamle, iklim değişikliğinin yol açtığı zararlar için şirketlere dava açılmasını engellemeyi amaçlayan daha geniş bir yasama çabasının parçası.
Yasa Tasarısı Neleri Kapsıyor?
Söz konusu yasa tasarısı, fosil yakıt şirketlerinin ürünlerinin kullanımından kaynaklanan iklim etkileri nedeniyle federal veya eyalet mahkemelerinde sorumlu tutulmasını zorlaştıracak veya tamamen engelleyecek hükümler içeriyor. Cumhuriyetçi milletvekilleri, enerji bağımsızlığını koruma ve iş dünyasını aşırı dava tehdidinden kurtarma gerekçesiyle tasarıyı savunuyor. Ancak eleştirmenler, bunun şirketlere karbon emisyonlarından dolayı dokunulmazlık sağlayacağını ve iklim adaletini baltalayacağını belirtiyor.
Son yıllarda ABD'de birçok eyalet ve yerel yönetim, büyük petrol şirketlerine karşı iklim değişikliğinin yol açtığı zararları tazmin etmek amacıyla davalar açtı. Bu davalarda, şirketlerin onlarca yıl boyunca iklim bilimini çarpıttığı ve halkı yanılttığı iddia ediliyor. Cumhuriyetçilerin önerdiği yasa, bu tür davaların önünü kesmeyi hedefliyor.
Komisyon oturumunda, iklim bilimcilerinin yanı sıra enerji sektörü temsilcileri ve hukuk uzmanları dinlenecek. Oturumun, tasarının oylanması öncesinde bir adım olduğu düşünülüyor. Tasarının Temsilciler Meclisi'nden geçmesi halinde Senato'da da benzer bir süreç yaşanacak; ancak Senato'da Demokratların çoğunlukta olması nedeniyle yasalaşma ihtimali düşük görülüyor. Yine de Cumhuriyetçiler, konuyu gündemde tutarak 2024 seçimlerinde tabanlarını harekete geçirmeyi amaçlıyor.
İklim Davalarının Küresel Boyutu
ABD'deki bu girişim, dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadelede sorumluluk arayışlarının arttığı bir döneme denk geliyor. Avrupa'da da benzer davalar açılıyor; Hollanda'da mahkeme, Shell'i emisyonlarını azaltmaya mahkum etmişti. ABD'deki yasa tasarısı, bu tür uluslararası çabaları da zayıflatabilir. Çünkü ABD merkezli petrol devleri, küresel ölçekte faaliyet gösteriyor ve diğer ülkelerde açılan davalarda emsal teşkil edebiliyor.
Ayrıca, iklim felaketlerinin sıklığı ve şiddeti artarken, kamuoyunun fosil yakıt şirketlerine yönelik baskısı da büyüyor. 2023, kaydedilen en sıcak yıl oldu ve dünya genelinde orman yangınları, seller ve kuraklıklar milyonlarca insanı etkiledi. Bilim insanları, bu tür olayların fosil yakıt kullanımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla, şirketlerin yasal sorumluluktan muaf tutulması, iklim krizine karşı mücadelede önemli bir geri adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin iklim politikaları ve enerji güvenliği açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, fosil yakıt ithalatına bağımlı bir ülke olarak, küresel enerji piyasalarındaki düzenlemelerden etkileniyor. ABD'de fosil yakıt şirketlerine sağlanacak koruma, uluslararası iklim müzakerelerinde dengeleri değiştirebilir ve Türkiye'nin yeşil dönüşüm çabalarını yavaşlatabilir. Ayrıca, Türkiye'nin taraf olduğu Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülükleri ve karbon vergisi gibi mekanizmalar, bu tür adımlarla zayıflatılabilir. Türkiye, iklim adaleti ve enerji dönüşümü konusunda uluslararası toplumla uyumlu hareket etmeye devam etmeli.