ABD ve Çin, geçen yıl imzalanan ticaret ateşkesinin ardından, iki ülke arasındaki ticari gerilimi daha da azaltmak amacıyla bazı tarım ürünlerinde gümrük vergilerini geri çekme yönünde müzakereler yürütüyor. Görüşmelere yakın kaynaklara göre, özellikle soya fasulyesi, mısır ve et ürünleri gibi kritik tarımsal emtialarda vergi indirimleri masada. Bu adım, 2018'de başlayan ticaret savaşlarının ardından ilişkileri normalleştirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
İki ülke arasındaki ticaret savaşları, 2018 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'den ithal edilen mallara ek gümrük vergileri getirmesiyle başlamıştı. Çin de misilleme olarak ABD tarım ürünlerine yüksek vergiler uygulamıştı. Bu durum, özellikle ABD'li çiftçileri olumsuz etkilemiş ve küresel ticaret akışında önemli aksamalara yol açmıştı. 2020 yılında imzalanan Birinci Aşama Ticaret Anlaşması ile gerilim bir ölçüde yatışmış, ancak tarife yükleri büyük ölçüde devam etmişti.
Şimdiki müzakerelerin odağında, karşılıklı olarak belirlenen bir listede yer alan tarım ürünlerinin gümrük vergilerinin indirilmesi var. ABD tarafı, Çin'in özellikle soya fasulyesi ve domuz eti alımlarını artırmasını bekliyor. Çin ise, ABD'nin teknoloji ve diğer sanayi ürünlerindeki kısıtlamaları hafifletmesini talep ediyor. Taraflar, müzakereleri aşamalı bir şekilde ilerletmeyi ve başlangıçta daha düşük hacimli ürünlerde anlaşmaya varmayı hedefliyor.
Uzmanlar, bu görüşmelerin başarılı olması halinde, hem ABD'li çiftçilerin pazara erişimini kolaylaştıracağını hem de Çin'in gıda güvenliği endişelerini bir ölçüde gidereceğini belirtiyor. Ancak iki ülke arasındaki yapısal sorunların (fikri mülkiyet hakları, devlet teşvikleri gibi) kısa vadede çözülemeyeceği, bu nedenle tarife indirimlerinin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Çin ticaret savaşları, küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimlere yol açmıştı. Pek çok ülke, ticaret belirsizlikleri nedeniyle alternatif pazarlar arayışına girmişti. Tarife indirimleri, özellikle tarım ihracatçısı ülkeler için yeni bir rekabet ortamı yaratabilir. Örneğin Brezilya ve Arjantin, Çin'deki soya fasulyesi pazarında ABD ile rekabet ediyor. ABD'nin Çin'e tarım ihracatındaki artış, Latin Amerika ülkelerinin pazar payını daraltabilir.
Öte yandan, Çin'in ABD'den daha fazla tarım ürünü ithal etmesi, Asya-Pasifik bölgesindeki ticaret dengelerini de etkileyebilir. Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler, Çin pazarında ABD ile doğrudan rekabet halinde. Tarife indirimleri, bu ülkelerin ihracatçıları için olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Küresel ölçekte, ABD-Çin arasındaki ticaret anlaşmazlıklarının yumuşaması, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde de olumlu bir sinyal olarak algılanıyor. DTÖ, son yıllarda artan korumacılıkla mücadele ediyor. İki ülkenin tarifeleri düşürmesi, çok taraflı ticaret sistemine duyulan güveni bir nebze artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki tarife indirimleri, Türkiye'nin tarım ihracatı üzerinde kısa vadede doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ticaret akışının yönünü değiştirebilir. ABD'li çiftçilerin Çin pazarına daha kolay erişmesi, bu ürünlerin diğer pazarlardaki arzını azaltabilir ve fiyatları etkileyebilir. Türkiye, özellikle hububat, bakliyat ve kuru meyve gibi ürünlerde Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında ABD ile rekabet ediyor. Dolaylı olarak, ABD'nin Çin'e yönelmesi, Türkiye'nin diğer pazarlardaki rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, Çin'in Türkiye'den tarım ürünü ithalatındaki eğilimler de takip edilmeli. Türkiye, bu gelişmeyi kendi tarım politikaları açısından bir fırsat olarak değerlendirebilir.