Suudi Arabistan, İran savaşı döneminde Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından bu yana en yüksek miktarda ham petrol ihracatını gerçekleştiriyor. Krallık, Ümit Burnu rotası yerine doğrudan Basra Körfezi’nden süper tankerlerle sevkiyat yapıyor. Washington ile Tahran arasındaki geçici barış anlaşması, bölgedeki tüm üreticilerin sevkiyatlarını artırmasına olanak tanıdı. Tanker takip verilerine göre Suudi gemileri, son haftalarda Hürmüz Boğazı’ndan rekor hızda geçiş yapıyor. Bu durum, küresel petrol piyasalarında arz fazlası endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Suudi Arabistan, son iki aydır Basra Körfezi’ndeki limanlarından günde ortalama 7,2 milyon varil ham petrol ihraç ediyor. Bu rakam, 2020’deki İran savaşı döneminde boğazın abluka altına alınmasının ardından kaydedilen en yüksek seviye. Krallık, daha önce Kızıldeniz üzerinden Ümit Burnu’nu dolaşarak yaptığı sevkiyatları, kısa rota olan Hürmüz’e kaydırdı. Böylece navlun maliyetlerini önemli ölçüde düşürdü.
ABD ve İran arasında varılan geçici barış anlaşması, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskini azalttı. Anlaşma kapsamında İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması karşılığında petrol ihracatına yönelik bazı yaptırımlar hafifletildi. Bu gelişme, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin rahat nefes almasını sağladı. BAE, Kuveyt ve Irak da benzer şekilde boğaz geçişlerini artırdı.
Suudi yetkililer, artan ihracatın küresel talepteki toparlanmayla uyumlu olduğunu belirtiyor. Çin’in ithalatındaki yükseliş ve Avrupa’nın Rusya’ya alternatif kaynak arayışı, Suudi petrolüne olan talebi körüklüyor. Ancak OPEC+’ın üretim kotaları, Riyad’ın daha fazla arz yapmasını kısıtlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışı, küresel enerji güvenliği için kritik. Dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık %20’si bu dar geçitten yapılıyor. Suudi Arabistan’ın ihracatını yeniden bu rotaya kaydırması, piyasaların istikrarına işaret ediyor. Ancak İran’ın anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyor.
Analistler, geçici barışın sürdürülebilir olması halinde petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı bekliyor. Brent petrol varil fiyatı, anlaşma haberleriyle Şubat ayından bu yana %12 geriledi. Suudi Arabistan’ın pazar payını korumak için fiyat savaşına girebileceği endişesi, piyasaları tedirgin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı’ndaki istikrardan doğrudan etkileniyor. Suudi petrolünün kesintisiz akışı, küresel petrol fiyatlarının düşük kalmasına katkı sağlayabilir. Bu durum, Türkiye’nin cari açığını azaltıcı bir etki yaratır. Ayrıca, Suudi Arabistan ve İran arasındaki yumuşama, Türkiye’nin bölgedeki diplomatik manevra alanını genişletebilir.