ABD Çalışma Bakanlığı'nın 5 Temmuz 2024'te açıkladığı Haziran ayı istihdam raporu, tarım dışı istihdamın 206 bin kişi arttığını gösterdi. Piyasa beklentisi 190 bin artış yönündeydi. İşsizlik oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 4,1'e yükseldi. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 3,9 arttı. Veriler, Fed'in faiz indirimi beklentilerini yeniden şekillendirecek nitelikte. Rapordaki ayrıntılar, iş gücü piyasasının yavaşlama sinyalleri verdiğini ancak henüz resesyon riski oluşmadığını ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Haziran ayı verileri, Mayıs ayında 218 bin olan istihdam artışına göre bir miktar yavaşlama kaydetti. Ancak 206 binlik artış, Fed'in faizleri düşürmeye başlamadan önce iş gücü piyasasının daha fazla soğumasını beklediği yönündeki görüşleri zorlaştıracak bir seviyede. İşsizlik oranının yüzde 4,1'e yükselmesi, 2022 yılında yüzde 3,4 ile tarihi düşük seviyelerde olan işsizliğin kademeli olarak arttığını gösteriyor. Saatlik kazançlardaki yıllık yüzde 3,9 artış, enflasyon hedefi olan yüzde 2 ile uyumlu ve hizmet sektörü enflasyonu üzerinde baskı yaratmayacak düzeyde.
Sektörel dağılımda, sağlık hizmetleri ve sosyal yardım sektörü 70 bin, kamu sektörü 49 bin, inşaat sektörü 22 bin kişilik istihdam artışına öncülük etti. Perakende ticaret sektörü ise 6 bin kişiyle sınırlı katkı sağladı. Mayıs ayında 193 bin olan perakende istihdamı, tüketici harcamalarındaki yavaşlamaya işaret ediyor. Ayrıca, Nisan ve Mayıs aylarına ait veriler toplamda 111 bin kişi aşağı yönlü revize edildi. Bu revizyonlar, iş gücü piyasasının başlangıçta düşünülenden daha hızlı soğuyor olabileceği endişelerini artırdı.
Bölgesel veya Küresel Boyut
ABD iş gücü verileri, küresel piyasalar için Fed'in para politikası yol haritası açısından kritik öneme sahip. Raporun ardından vadeli işlemler, Eylül ayında faiz indirimi olasılığını yüzde 72'den yüzde 75'e yükseltti. Ancak işsizlik oranındaki artış, ekonominin yumuşak iniş yapıp yapamayacağına dair soru işaretlerini koruyor. Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankaları faiz indirimlerine başlamışken, Fed'in gecikmesi doların değerlenmesine neden olabilir. Gelişmekte olan piyasalar ise, ABD faizlerinin uzun süre yüksek kalması durumunda sermaye çıkışları ve para birimi baskısıyla karşılaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam verileri, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğuruyor. Fed'in faiz indirimlerinin gecikmesi, doların gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında güçlü kalmasına yol açarak Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Özellikle Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunları göz önüne alındığında, küresel sermaye akımlarının yönü kritik. Raporda işsizlik artışına rağmen istihdamın beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed'in faiz indirimine henüz acelesi olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu durum, Türkiye'nin döviz rezervlerini güçlendirme çabalarını ve enflasyonla mücadele stratejisini zorlaştırabilecek bir faktör olarak değerlendirilmelidir.