ABD yönetimi, 15 Temmuz itibarıyla Brezilya menşeli çok sayıda ürüne yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulamaya başladı. Ancak, beklenenden daha geniş bir muafiyet listesi yayımlayan Washington, ticaret savaşının küresel boyutlara ulaşabileceği bir dönemde Trump yönetiminin tarife politikasını yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor. Bu karar, özellikle çelik ve alüminyum gibi temel sanayi ürünlerini hedef alırken, ABD'nin ticaret ortakları üzerindeki baskısını artırıyor.
Yeni Tarifelerin Ayrıntıları ve Muafiyetler
Yeni düzenleme kapsamında Brezilya'dan ithal edilen çelik ürünlerine yüzde 25, alüminyum ürünlerine ise yüzde 10 ek vergi getirildi. Ancak ABD Temsilcisi Robert Lighthizer'ın açıkladığı listede, Brezilya'dan yapılan bazı özel alaşımlar, tıbbi ekipmanlar ve belirli makine parçaları muaf tutuldu. Bu muafiyetlerin, ABD'deki imalat sektörünün kısa vadede zarar görmesini engellemek amacıyla eklendiği belirtiliyor. Uzmanlar, tarifelerin Brezilya'nın ihracatını yıllık 3 milyar dolar civarında etkileyebileceğini, ancak Brezilya hükümetinin misilleme yapması halinde ticaret savaşının derinleşebileceğini ifade ediyor.
Küresel Ticaret Savaşının Yeni Boyutu
ABD'nin bu hamlesi, Çin ve Avrupa Birliği ile devam eden ticari gerilimlere ek olarak, Güney Amerika'nın en büyük ekonomisini de hedef alıyor. Uzmanlar, Trump yönetiminin 'Amerika Birinci' politikasının bir parçası olarak, sadece Çin'e değil, diğer ticaret ortaklarına da baskı yapmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, ABD ile ticari ilişkileri geliştirme sözü vermişti ancak bu tarifeler, iki ülke arasındaki ticaret savaşının başlamasına neden olabilir. Brezilya'nın, Dünya Ticaret Örgütü'ne başvurarak ABD'ye karşı yaptırım talebinde bulunabileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Brezilya'ya yönelik tarifeleri, küresel ticaret savaşının yayıldığını ve gelişmekte olan ülkeleri de hedef aldığını gösteriyor. Türkiye, benzer şekilde ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerinden etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin ABD ile ticari müzakerelerinde elini zayıflatabilir; ancak benzer durumdaki Brezilya ile işbirliği fırsatları doğurabilir. Ayrıca, küresel ticaretteki bu belirsizlikler Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme çabalarını daha da önemli kılıyor. Türkiye'nin kendi ticaret politikalarını bu yeni korumacılık dalgasına karşı uyarlaması gerekebilir.