ABD hisse senedi piyasalarında yaz mevsimi resmen başladı. Ancak yatırımcıların yüzü güneşli havaya rağmen gergin. Resesyon olasılığı düşük, ABD ile İran arasında müzakereler sürüyor, Amerikan şirket kârları rekor seviyelerde ve ticaret politikası henüz büyük bir tehdit oluşturmuyor. Tüm bu olumlu tabloya rağmen, piyasa oyuncuları bir yandan da 'omuzlarının üzerinden bakarak' olası bir çöküşe karşı kendilerini korumaya çalışıyor. Bu tedirginliğin en somut göstergesi, 'korku endeksi' olarak da bilinen VIX endeksine dayalı vadeli işlem sözleşmelerine (VIX call opsiyonları) yönelik rekor talep.
Korku Endeksine Hücum: Rekor Seviyede VIX Call İşlemi
Chicago Board Options Exchange (CBOE) verilerine göre, yatırımcılar son haftalarda VIX endeksine dayalı alım (call) opsiyonlarında rekor hacimlere ulaştı. Sadece geçen hafta, 12,5 milyondan fazla VIX call sözleşmesi işlem gördü. Bu rakam, 2020'nin Şubat ayındaki pandemi öncesi zirvenin bile üzerinde. Uzmanlar, bu durumu 'piyasanın kolektif bir tedirginlik içinde olduğu' şeklinde yorumluyor. Opsiyonlar, yatırımcılara belirli bir tarihte belirli bir fiyattan VIX endeksini satın alma hakkı veriyor. VIX endeksi yükseldiğinde, bu sözleşmelerin değeri artıyor. Yani yatırımcılar, hisse senedi piyasasında bir düşüş beklentisiyle bu korunma aracına yöneliyor.
Küresel Boyut: Jeopolitik Riskler ve Resesyon Endişeleri
Peki bu tedirginlik nereden kaynaklanıyor? Görünürde her şey yolunda gibi dursa da, yatırımcılar birkaç önemli riskin sinyalini alıyor. Birincisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı ve ne kadar agresif olacağı belirsizliğini koruyor. İkincisi, jeopolitik riskler. ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler henüz bir sonuca ulaşmış değil. Her an bir kriz patlak verebilir. Üçüncüsü ise, küresel ekonomide yavaşlama işaretleri. Avrupa'da imalat sanayi PMI verileri zayıflarken, Çin'in toparlanması da beklenenin altında kalıyor. Tüm bu faktörler, piyasada 'bir şeyler ters gidebilir' hissini güçlendiriyor.
Analistler, VIX call opsiyonlarındaki rekor talebin sadece bir spekülasyon değil, aynı zamanda gerçek bir korunma ihtiyacının yansıması olduğunu söylüyor. Büyük yatırım fonları ve hedge fonları, portföylerini olası bir şoktan korumak için bu opsiyonları kullanıyor. Özellikle yaz aylarında piyasa hacminin düşmesi ve likiditenin azalması, olası bir düzeltmenin daha sert olabileceği endişesini besliyor. Yatırımcılar, 'sakin bir yaz' beklentisinin aksine, her an bir 'kara kuğu' olayına hazırlıklı olmak istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD borsasındaki bu tedirginlik, gelişmekte olan piyasalar için doğrudan bir risk oluşturuyor. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ve küresel risk iştahına duyarlı ekonomiler, ABD'de olası bir satış dalgasından en çok etkilenenler arasında yer alıyor. VIX endeksindeki her yükseliş, gelişmekte olan ülke para birimlerinde ve borsalarında satış baskısı yaratıyor. Türkiye açısından bu, TL'deki değer kaybının derinleşmesi ve hisse senedi piyasasında yabancı çıkışı anlamına gelebilir. Ayrıca, jeopolitik gerilimler (İran ile ABD arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kalması) enerji fiyatları üzerinden Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, ABD piyasalarındaki 'görünürdeki huzur' aslında Türkiye için bir alarm zili niteliği taşıyor.