S&P Global'in Haziran ayı imalat PMI verileri, küresel fabrika istihdamında keskin bir düşüşe işaret ediyor. Endeks, ekonomistlerin beklentilerinin üzerinde bir okuma yaparak 52,5 puana yükselse de, bu toparlanma neredeyse tamamen envanter yeniden inşasından kaynaklanırken, iş gücü piyasasında ciddi bir daralma yaşanıyor. S&P Global'in raporuna göre, Haziran ayında fabrikalardaki işten çıkarmalar, 2008-2009 küresel finansal krizi ve 2020 Covid-19 salgınının zirve dönemlerindeki seviyelere yaklaştı. Bu durum, imalat sektörünün genel görünümünün hâlâ kırılgan olduğuna ve kalıcı bir toparlanma için talep koşullarının yetersiz kaldığına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
S&P Global'in İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), Haziran ayında revize edilmiş beklentilerin üzerinde bir değer alsa da, detaylara inildiğinde endeksin bileşenlerinden istihdam göstergesi alarm veriyor. Özellikle, yeni siparişlerdeki artışın büyük ölçüde stokların yenilenmesine yönelik talep tarafından yönlendirildiği, nihai tüketici talebinin ise zayıf kaldığı belirtiliyor. Raporda ayrıca, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve faiz oranlarındaki belirsizliklerin imalatçıları maliyetleri kısmaya ittiği vurgulanıyor.
ABD, Euro Bölgesi ve Asya-Pasifik'teki fabrikalar, artan üretim maliyetleri ve zayıflayan dış taleple başa çıkmak için personel sayılarını azaltma yoluna gidiyor. Analistler, bu eğilimin özellikle Çin ve Almanya gibi büyük imalatçılarda daha belirgin olduğunu ifade ediyor. Çin'de faaliyet gösteren tedarik zinciri firmaları, Mayıs ayına kıyasla Haziran'da daha fazla işten çıkarma bildirirken, Alman imalatçılar derin bir resesyonun etkilerini hâlâ hissediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Küresel imalat sektörü, pandemi sonrası toparlanmanın ardından artan faiz oranları, jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri sorunlarıyla boğuşuyor. S&P Global'in verileri, envanter yenilemenin kısa vadeli bir canlanma yaratsa da, kalıcı bir büyüme için yetersiz olduğuna işaret ediyor. ABD'de ISM imalat endeksi Nisan ve Mayıs aylarında daralma bölgesinde kalırken, Euro Bölgesi PMI verileri de zayıflama sinyali veriyor. Gelişmekte olan ekonomilerde ise döviz kuru baskıları ve borç sorunları imalatı olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar, merkez bankalarının faiz indirimlerine başlamasıyla imalat sektörünün ancak 2024'ün son çeyreğinde ivme kazanabileceğini öngörüyor. Ancak, enflasyonun yapışkan seyretmesi durumunda bu beklentilerin ertelenebileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel imalattaki bu yavaşlama, Türkiye gibi ihracatı imalat ürünlerine dayalı ekonomiler için risk oluşturuyor. Türkiye'nin başlıca ihracat pazarları olan Avrupa ve Orta Doğu'da talebin zayıflaması, otomotiv, tekstil ve kimyasallar gibi sektörlerde dış satımı baskılayabilir. Ayrıca, küresel tedarik zincirindeki daralma, ithal hammadde ve ara malı fiyatlarında oynaklığa yol açarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Türk imalatçıları, bu dönemde maliyet avantajı ve jeopolitik konumunu kullanarak alternatif pazarlara yönelmezse, işten çıkarmaların Türkiye'ye de sıçrama riski bulunuyor.