Yapay zekâ yatırımlarının öncü şirketleri Micron Technology ve Sandisk, küresel teknoloji borsalarında keskin bir satış dalgasına öncülük etti. Analistler, bu durumu yapay zekâ odaklı piyasa coşkusunun 'mide bulandırıcı bir gerçeklik testi' olarak tanımlarken, yatırımcıların momentumdan bir nefes aldığını belirtiyor. Micron hisseleri yüzde 6, Sandisk ise yüzde 4,5 oranında değer kaybetti. Satış dalgası, yapay zekâ çiplerine olan aşırı talebin sürdürülebilirliğine dair soru işaretleriyle birlikte, yarı iletken sektörü genelinde yayıldı. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2,2 gerilerken, teknoloji ağırlıklı endekslerdeki düşüş yatırımcıları tedirgin etti.
Gelişmenin arka planı: Yapay zekâ balonu mu gerçeklik mi?
Son iki yıldır yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerine büyük bir ilgi vardı. OpenAI, Google ve Microsoft gibi devlerin yapay zekâ yatırımları, Micron ve Sandisk gibi bellek ve depolama çipi üreticilerine de talep patlaması yaşatmıştı. Ancak uzmanlar, bu talebin abartılı olabileceğini ve şirketlerin gelir beklentilerinin gerçekçi olmadığını dillendirmeye başladı. Piyasa analistlerine göre, yatırımcılar artık yapay zekâ alanındaki şişirilmiş değerlemelere karşı daha temkinli yaklaşıyor. Özellikle Micron'un hafta başında yayımladığı mali sonuçlar, beklenenin altında kâr marjı ve düşük talep göstergeleri sunarak hayal kırıklığı yarattı. Bu durum, diğer yarı iletken şirketlerine de yansıdı.
Sandisk ise SSD fiyatlarındaki düşüş ve rekabetin artmasıyla zor günler geçiriyor. Şirketin hisseleri son üç ayda yüzde 12 geriledi. Analistler, yapay zekâ veri merkezlerine yönelik depolama talebinin bu düşüşü dengeleyemediğini vurguluyor. Ayrıca, Çin'den gelen düşük maliyetli alternatiflerin piyasayı zorladığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sadece yarı iletkenler değil, tüm teknoloji sektörü sarsılıyor
Micron ve Sandisk öncülüğündeki satış dalgası, sadece yarı iletkenleri değil, Apple, Microsoft ve Nvidia gibi diğer teknoloji devlerini de etkiledi. Nvidia yüzde 3, Apple ise yüzde 1,5 oranında değer kaybetti. Yatırımcıların korkusu, yapay zekâ balonunun kontrollü bir şekilde sönmesi durumunda sektör genelinde büyük bir düzeltme yaşanabileceği yönünde. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını yüksek tutma sinyali de teknoloji hisselerini baskılıyor. Yüksek faiz ortamında, gelecekteki nakit akışları iskonto edildiğinde, büyüme hisselerinin değeri düşüyor. Küresel olarak, yarı iletken sektöründe yaşanan bu düşüş, Asya borsalarını da vurdu. Tokyo, Seul ve Taipei'de teknoloji endeksleri yüzde 1 ila 3 arasında kayıplar yaşadı.
Uzmanlar, bu satışın yapay zekâ teknolojisine olan inancın tamamen kaybolduğu anlamına gelmediğini, ancak piyasanın daha rasyonel fiyatlamaya döndüğünü ifade ediyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin kazanç çağrıları ve talep göstergeleri, yönü belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel teknoloji hisselerindeki bu düşüş, Türkiye'deki BİST Teknoloji endeksini de dolaylı olarak etkileyebilir. Yurt dışı piyasalardaki satış dalgası, yabancı yatırımcıların Türkiye'den çıkışını hızlandırabilir. Türkiye'nin yarı iletken üretiminde doğrudan bir payı olmasa da, yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarındaki yavaşlama, Türk teknoloji şirketlerinin tedarik zincirini ve ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel sermayenin riskten kaçışı, gelişmekte olan piyasalara olan ilgiyi azaltabilir. Türkiye'nin teknoloji tabanlı büyüme hedefleri açısından, yapay zekâ ekosistemindeki gelişmeler yakından takip edilmeli.