ABD'de askeri cinsel saldırı veya taciz mağduru gazilerin maluliyet tazminatı başvurularında, diğer travma türlerine kıyasla daha yüksek engellerle karşılaştığı ortaya çıktı. Yeni bir rapora göre, Gazi İşleri Bakanlığı (VA) süreci, bu vakalarda kanıt yetersizliği ve psikolojik bariyerler nedeniyle tazminat alma oranlarını düşürüyor. Rapor, 2023 mali yılında cinsel travma kaynaklı başvuruların yalnızca %38'inin onaylandığını, oysa genel maluliyet başvurularında bu oranın %54 olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, sistemdeki iyileştirmelerin hem adaleti sağlamak hem de mağdurların topluma yeniden entegrasyonunu kolaylaştırmak için kritik olduğunu vurguluyor.
Cinsel travma başvurularındaki benzersiz zorluklar
Rapor, askeri cinsel travma (MST) mağdurlarının tazminat sürecinde karşılaştığı engelleri detaylandırıyor. En büyük sorunlardan biri, olayların genellikle tanıksız ve belgesiz gerçekleşmesi. VA, başvuruların desteklenmesi için resmi rapor, hastane kaydı veya görgü tanığı ifadesi gibi somut kanıtlar talep ediyor. Ancak cinsel saldırı mağdurları, utanç, damgalanma korkusu veya misilleme endişesiyle çoğu zaman bu olayları askeri yetkililere bildirmiyor. 2022 tarihli bir çalışma, MST mağduru gazilerin yalnızca %25'inin saldırıyı resmi olarak rapor ettiğini gösteriyor. Bu durum, başvuruların reddedilmesine yol açıyor. Ayrıca, MST ile ilişkili travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) gibi durumların teşhisi, kişinin yaşadığı psikolojik baskı nedeniyle daha karmaşık hale geliyor. VA'nın bu vakaları değerlendirirken yetersiz eğitimli personeli de süreci olumsuz etkiliyor.
Rapor, VA'nın 2019'da başlattığı reformlara rağmen hala önemli boşluklar bulunduğuna dikkat çekiyor. Örneğin, başvuru sahiplerine daha fazla esneklik tanınması ve MST destek hizmetlerinin güçlendirilmesi öneriliyor. Ancak uygulamada, mağdurlar uzun beklemeler, iç içe geçmiş bürokrasi ve yetersiz psikolojik destekle karşılaşıyor. Bazı eyaletlerde, MST başvurularında onay oranı %30'un altına düşerken, bu durum mağdurlar arasında adaletsizlik algısını derinleştiriyor.
Küresel boyut: askeri cinsel şiddet ve tazminat sistemleri
Benzer sorunlar, dünyanın birçok ülkesinde askeri cinsel şiddet mağdurları için de geçerli. NATO ülkeleri başta olmak üzere pek çok orduda, cinsel saldırı raporları düşük seviyelerde kalırken, mağdurların tazminat veya sağlık hizmetlerine erişimi zorlaşıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, askeri personel arasında cinsel şiddet, özellikle barış gücü misyonlarında yaygın bir sorun olarak kaydediliyor. ABD raporu, bu konuda daha şeffaf ve mağdur odaklı politikaların geliştirilmesinin uluslararası bir gereklilik olduğunu vurguluyor. Ayrıca, kadın gazilerin erkek meslektaşlarına kıyasla cinsel travma tazminatında daha düşük başarı oranlarına sahip olduğu, bu durumun cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de askeri personelin maruz kaldığı cinsel şiddet olaylarının raporlanması ve tazminat süreçlerine ilişkin farkındalık yaratabilir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde benzer bir mekanizma bulunmamakla birlikte, ABD'deki bu reform tartışmaları, uluslararası standartlara uyum açısından örnek teşkil edebilir. Türkiye, özellikle NATO üyesi olarak, askeri personelin haklarının korunması konusunda daha kapsamlı düzenlemeler yapma ihtiyacı duyabilir. Ayrıca, bu rapor, kadın askerlerin karşılaştığı zorlukları gündeme getirerek cinsiyet eşitliği politikalarının güçlenmesine katkı sağlayabilir.