ABD'de yaşayan bir yetişkinin acil bir durumda rahat nefes alabilmesi için gereken birikim miktarı, son yıllardaki enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle 20 bin dolar seviyesine dayandı. Uzmanlar, geleneksel "3 aylık gider kadar birikim" kuralının artık geçerli olmadığını, hatta bu miktarın "neredeyse tehlikeli" olduğunu belirtiyor. Ülke genelinde işsizlik oranları düşük seyretse de, beklenmedik bir sağlık harcaması, ev veya araba tamiri gibi durumlar milyonlarca Amerikalıyı mali açıdan zora sokuyor.
Eskiden 15 bin dolar yetiyordu, şimdi 20 bin dolar zorunlu
Bankrate ve diğer finans araştırma kuruluşlarının son raporlarına göre, ortalama bir Amerikalı hane için önerilen acil durum fonu büyüklüğü 15 bin dolardan 20 bin dolara yükseldi. Bunun ardında yatan temel nedenler arasında konut kiralarındaki yüzde 20’yi aşan artış, sağlık sigortası primlerinin yükselmesi ve market fiyatlarında son iki yılda yaşanan toplam yüzde 12’lik enflasyon yer alıyor. Federal Rezerv’in faiz artırımları, kredi kartı ve kişisel kredi maliyetlerini de artırarak birikim yapmayı zorlaştırdı.
Eski kural, bir kişinin üç aylık temel giderini karşılayacak kadar nakde sahip olmasıydı. Ancak bugünün ekonomisinde, bir aylık ortalama gider (kira, fatura, gıda, ulaşım) büyük şehirlerde 6-7 bin doları bulurken, üç aylık birikim 18-21 bin dolara çıkıyor. Bu da 20 bin doları fiili bir standart haline getiriyor. Dahası, Harvard Üniversitesi’nden ekonomistler, pandemi sonrası dönemde "birikimsiz geçen her ayın, bir sonraki krizi katladığı" uyarısında bulunuyor.
Düşük gelirli haneler daha kırılgan
Ne var ki milyonlarca Amerikalı için bu rakam ulaşılamaz bir hedef. Yapılan anketlerde, yetişkinlerin yarısından fazlası 1.000 doların altında tasarrufa sahip olduğunu beyan ediyor. Beklenmedik bir harcama karşısında kredi kartına yönelenlerin sayısı rekor kırarken, borçlanma maliyetleri de zirve yapmış durumda. Özellikle siyah ve Latin kökenli Amerikalılar arasında acil durum fonu olmama oranı beyazlara göre iki kat daha fazla. Bu durum, ekonomik şokların eşitsizliği derinleştirdiği bir tablo ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu eğilim, Türkiye'de de benzer bir farkındalık yaratma potansiyeli taşıyor. Yüksek enflasyon ve dalgalı döviz kuru ortamında Türk hanelerinin acil durum birikim ihtiyacı da artmaktadır. Ancak Türkiye'de gelirler dolar bazında daha düşük olduğu için, birikimlerin altın, döviz veya kısa vadeli mevduat gibi araçlarla değerlendirilmesi öne çıkıyor. Küresel faiz politikalarının seyri, Türkiye'deki bireysel tasarruf davranışlarını ve finansal kırılganlığı doğrudan etkiliyor. Bu haber, Türk okuyucuya acil durum fonunun önemini hatırlatırken, kendi koşullarına uygun birikim stratejileri geliştirme gereğini de vurgulamaktadır.