Amerika Birleşik Devletleri'nin batı eyaletlerinde etkili olan şiddetli orman yangınları, Bağımsızlık Günü tatilinin arifesinde beş eyalette geniş çaplı tahliye emirlerine neden oldu. Yetkililer, Kaliforniya, Oregon, Washington, Idaho ve Montana'da toplam 40'tan fazla yangının kontrol altına alınamadığını ve bu durumun bölge halkı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu bildirdi. Yangınlar, kuraklık ve rekor sıcaklıkların etkisiyle hızla yayılırken, itfaiye ekipleri yoğun çaba sarf ediyor.
Yangınların arka planı ve mevcut durum
Ulusal Orman Yangını Koordinasyon Merkezi'nin (NIFC) verilerine göre, ülke genelinde 70'in üzerinde aktif yangın bulunuyor ve bunların yaklaşık 40'ı henüz kontrol altına alınamadı. Özellikle Kaliforniya'da 20'den fazla büyük yangın devam ediyor. Bunlar arasında en dikkat çekici olanı, Los Angeles'ın kuzeyindeki Palisades Yangını ve San Francisco yakınlarındaki Dixie Yangını. Dixie Yangını, 2021'den bu yana eyaletin en büyük ikinci yangını olarak kayıtlara geçti. Oregon'da ise Bootleg Yangını, 160 bin dönümden fazla alanı küle çevirdi ve 2 binden fazla kişinin tahliyesine yol açtı. Washington'da Schneider Springs Yangını, 100 bin dönümü aşan bir alanı etkilerken, Idaho ve Montana'daki yangınlar da küçük yerleşim birimlerini tehdit ediyor.
Meteoroloji yetkilileri, sıcak hava dalgasının ve düşük nem oranının yangınların kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artması bekleniyor. ABD Orman Hizmetleri, yangın söndürme çalışmalarına 10 binden fazla personelin katıldığını, ancak kaynakların sınırlı olduğunu ifade ediyor. Hava desteği olarak askeri uçaklar ve helikopterler de kullanılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Amerika'daki yangınlar sadece yerel bir kriz değil, aynı zamanda küresel iklim değişikliğinin bir göstergesi olarak uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, iklim değişikliğinin ABD'deki yangın mevsimini uzattığını ve yangınların şiddetini artırdığını ortaya koyuyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden bir iklim bilimci, bu yılki yangın sezonunun erken başladığını ve daha yıkıcı olduğunu belirtti. Ayrıca, yangınların havaya saldığı karbon emisyonları küresel ısınmayı daha da hızlandırarak bir kısır döngü yaratıyor. ABD Başkanı Joe Biden, yangın bölgelerine federal yardım sözü verirken, Kanada'da da benzer yangınların yaşandığı, hatta bazı dumanların Avrupa'ya kadar ulaştığı bildiriliyor. Bu durum, ulusötesi boyutuyla da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki yangınların Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, iklim değişikliği kaynaklı bu tür felaketlerin sıklığının artması, Türkiye'nin de kendi orman yangınlarıyla mücadelesinde dersler çıkarmasını gerektiriyor. Geçtiğimiz yıllarda Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaşanan büyük yangınlar, benzer bir kırılganlığı ortaya koymuştu. Dolayısıyla, ABD deneyiminin yangın yönetimi, erken uyarı sistemleri ve uluslararası iş birliği konularında Türkiye için bir referans oluşturması mümkün. Ayrıca, küresel bir tehdit olan iklim değişikliğine karşı ortak politikalar geliştirilmesi, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda öncelikli olmalıdır.