ABD Kongresi'nde 41 milletvekili, İsrail'in alıkoyduğu Filistinli sağlık çalışanlarının derhal serbest bırakılması için ortak bir çağrı yaptı. Milletvekilleri, İsrail hükümetine hitaben bir mektup kaleme alarak, sağlık personelinin uluslararası hukuk kapsamında korunması gerektiğini vurguladı. Mektupta, Gazze ve Batı Şeria'da gözaltına alınan doktor, hemşire ve diğer sağlık görevlilerinin durumuna dikkat çekildi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail güçleri, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde yürüttüğü askeri operasyonlar sırasında çok sayıda sağlık çalışanını gözaltına aldı. Filistin Sağlık Bakanlığı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, yüzlerce doktor, hemşire, eczacı ve ambulans şoförü ya gözaltında tutuluyor ya da kayıplara karışmış durumda. İsrail, bu kişileri genellikle 'terör bağlantısı' iddiasıyla suçluyor; ancak sağlık çalışanları ve hak örgütleri bu suçlamaların çoğunun asılsız olduğunu belirtiyor.
Milletvekilleri mektubunda, özellikle Gazze'deki hastanelerin hedef alınması ve sağlık personelinin alıkonulmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu hatırlattı. Mektupta ayrıca, sağlık çalışanlarının gözaltında kötü muameleye maruz kaldığına dair raporlara atıfta bulunuldu ve bağımsız uluslararası soruşturma çağrısı yapıldı.
ABD'li milletvekillerinin bu girişimi, Kongre'de İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi. Demokrat Partili vekillerin öncülük ettiği mektuba, her iki partiden de imza atanlar oldu. Mektup, Başkan Joe Biden yönetimine de İsrail'e baskı yapması yönünde bir çağrı içeriyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür çağrıların uluslararası kamuoyunu harekete geçirebileceğini ancak somut adımların hâlâ eksik olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filistinli sağlık çalışanlarının akıbeti, uluslararası toplumun uzun süredir gündeminde. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'de sağlık sisteminin çökme noktasına geldiğini ve sağlık personelinin korunmasının hayati olduğunu defalarca vurguladı. WHO verilerine göre, çatışmalar başladığından bu yana Gazze'de 300'den fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetti; yaralananların sayısı ise binlerle ifade ediliyor.
İsrail, sağlık çalışanlarını 'insan kalkanı' olarak kullanmakla suçladığı Hamas ile bağlantılı olmakla itham ediyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, sağlık personelinin savaş suçu işlemediği sürece dokunulmaz olduğunu hatırlatıyor. Bu bağlamda, ABD'li vekillerin çağrısı, İsrail'in uygulamalarına yönelik yasal ve ahlaki bir sorgulama niteliği taşıyor.
Öte yandan, ABD iç siyasetinde İsrail'e koşulsuz destek konusunda bir kırılma yaşanıyor. Özellikle genç Demokrat seçmenler ve ilerici kanat, Gazze'deki insani krize karşı daha sert bir tutum alınmasını talep ediyor. Bu mektup, söz konusu iç baskının bir yansıması olarak görülebilir. Ancak ABD yönetimi, İsrail'e askeri yardımı sürdürme konusunda kararlı görünüyor; kongredeki çağrıların bağlayıcılığı bulunmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, sağlık çalışanlarının serbest bırakılması çağrısını yakından takip ediyor. Ankara, uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları ihlallerinin son bulması yönünde çağrılarını sürdürüyor. ABD'li milletvekillerinin girişimi, Batı'da İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığını gösterirken, Türkiye'nin diplomatik pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, Gazze'deki sağlık krizi, Türkiye'nin insani yardım ve tıbbi destek çabalarını daha da önemli kılıyor. Bölgesel istikrar açısından, bu tür uluslararası baskıların İsrail'in uygulamalarını değiştirmesi zor görünse de, uzun vadede diplomatik izolasyonu derinleştirebilir.