Suudi Arabistan'ın on yıllık Yemen politikası, son iki haftada ciddi bir şekilde çöktü. Riyad, zaman, para ve zorlayıcı gücün sabırla ve stratejik olarak uygulanmasının Husileri bastırmak veya en azından Riyad'ın şartlarına göre bir anlaşmaya zorlamak için yeterli kaldıraç yaratacağı varsayımına dayanıyordu. Ancak son gelişmeler, bu stratejinin iflas ettiğini gösteriyor.
Stratejinin Arka Planı ve Çöküşü
Suudi Arabistan, 2015 yılında Yemen'e müdahale ederek Husileri geri püskürtmeyi ve İran'ın bölgedeki etkisini kırmayı hedefledi. Koalisyon güçleri, hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla Husileri zayıflatmaya çalıştı. Ancak yıllar süren çatışmalar, milyarlarca dolarlık harcama ve binlerce sivil kaybına rağmen Husiler hala başkent Sanaa ve geniş toprakları kontrol ediyor. Son iki haftada Husilerin Marib ve çevresinde ilerlemesi, Suudi destekli Yemen hükümet güçlerinin savunma hatlarının çökmesine yol açtı. Bu durum, Riyad'ın askeri çözüm umudunu ortadan kaldırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan'ın başarısızlığı, İran'ın bölgesel nüfuzunu artırmasına olanak tanıyor. Husiler, İran'dan silah ve finansal destek alarak direncini sürdürüyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın Yemen politikası, ABD ve diğer Batılı ülkeler nezdinde de sorgulanıyor. İnsani krizin derinleşmesi, uluslararası toplumun Riyad'a yönelik eleştirilerini artırıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Yemen'de ayrılıkçı güçleri destekleyerek ülkeyi bölme riskiyle karşı karşıya. Bu durum, Yemen'in toprak bütünlüğünü tehdit ediyor ve bölgesel istikrarsızlığı körüklüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'ın Yemen'deki başarısızlığı, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Yemen'de istikrarın sağlanması ve insani krizin sona ermesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Riyad'ın askeri çözümden vazgeçmesi, Türkiye'nin Yemen'deki siyasi çözüm arayışlarına alan açabilir. Ancak İran'ın Husiler üzerinden artan etkisi, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu zorlaştırabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde Yemen dosyasını dikkatle yönetmeli. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ticaret yollarını ve enerji güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını da riske atıyor.