ABD'nin 250. kuruluş yıldönümüne sayılı günler kala, Amerikan halkının ülkelerini 'istisnai' ve 'dünyanın en büyük ülkelerinden biri' olarak görme oranı belirgin şekilde düştü. Associated Press (AP) ve NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan yeni bir kamuoyu yoklaması, Amerikalıların yalnızca yüzde 44'ünün ABD'yi dünyanın en büyük ülkelerinden biri olarak tanımladığını ortaya koydu. Ankete katılanların yaklaşık dörtte biri ise ABD'yi diğer ülkelerden üstün görmeyen bir tutum sergiliyor.
İstisnacılık algısındaki düşüşün arka planı
AP-NORC anketi, 2025 yılının ilk aylarında 1.200'den fazla yetişkinle gerçekleştirildi. Sonuçlara göre, ABD'nin 'istisnai' olduğu fikrine katılanların oranı yüzde 44'te kalırken, yüzde 28'lik bir kesim ABD'nin diğer ülkelerden daha iyi olduğunu düşünmediğini belirtti. Katılımcıların yüzde 22'si ise bu konuda kararsız olduğunu ifade etti. Bu oranlar, on yıl önce yapılan benzer anketlerde ABD'yi 'en büyük' görenlerin oranının yüzde 60'ların üzerinde olduğu düşünüldüğünde, önemli bir algı kaybına işaret ediyor. Anket ayrıca, siyasi yelpazenin iki ucundaki seçmenler arasında da bu konuda farklılaşma olduğunu gösteriyor. Cumhuriyetçilerin yüzde 59'u ABD'yi en büyük ülkeler arasında görürken, bu oran Demokratlarda yüzde 32'ye düşüyor.
Uzmanlar, bu düşüşün arkasında iç siyasi kutuplaşma, ekonomik belirsizlikler, sağlık krizi ve uluslararası alanda artan rekabet gibi faktörlerin yattığını belirtiyor. Özellikle Çin'in yükselişi ve küresel güç dengelerindeki değişim, Amerikan halkının ülkelerinin dünyadaki konumuna daha eleştirel yaklaşmasına neden oluyor. Tarihsel olarak 'Amerikan istisnacılığı' kavramı, ülkenin kuruluşundan bu yana siyasi söylemin merkezinde yer almış, ancak son yıllarda bu kavram ciddi bir sorgulamayla karşı karşıya kaldı.
Bölgesel ve küresel boyutuyla anket sonuçları
Anket, ABD'nin 250. yıl kutlamalarına yaklaşırken Amerikan toplumunun kendine olan güvenini yeniden sorguladığını ortaya koyuyor. ABD dış politikasında 'istisnacılık' kavramı, ülkenin uluslararası müdahalelerini meşrulaştırmak için sıkça kullanılırken, bu algının zayıflaması Washington'ın küresel rollerini yeniden tanımlamasını gerektirebilir. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakipler karşısında ABD'nin yumuşak gücünün erozyona uğraması, ittifaklar ve uluslararası kurumlardaki liderlik pozisyonunu da etkileyebilir. AP-NORC anketi, Amerikan halkının ülkelerinin dünyadaki yerine ilişkin giderek daha gerçekçi ve kimi zaman da karamsar bir bakış açısı benimsediğini gösteriyor. Bu durum, 2026 yılındaki 250. yıl kutlamaları öncesinde iç politikada da yankı bulacak gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de 'istisnai ülke' algısının zayıflaması, Türkiye'nin dış politikasında Washington ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesi için bir fırsat sunabilir. ABD'nin küresel liderlik konumundaki bu erozyon, Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzeninde daha bağımsız bir pozisyon almasını kolaylaştırabilir. Ayrıca, ABD iç siyasetindeki bu güvensizlik ortamı, Türkiye-ABD ilişkilerinde sıkça tartışılan F-35 ve S-400 gibi konularda Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak bu algı kaybının somut politika değişikliklerine yol açıp açmayacağı henüz belirsizdir. Türkiye'nin, ABD'nin azalan yumuşak gücü karşısında kendi bölgesel ittifaklarını güçlendirmesi ve Asya ile Afrika'da yeni iş birlikleri arayışına girmesi beklenebilir.