ABD, 11 Eylül 2001'de El Kaide tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği saldırıların 25. yıl dönümünü anıyor. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, Pentagon'a ve Pennsylvania'ya düşen dört yolcu uçağıyla yapılan saldırılar, ABD tarihinin en ölümcül terör eylemi olarak kayıtlara geçti. Yıl dönümü dolayısıyla ülke genelinde törenler düzenleniyor, kurbanlar anılıyor.
Saldırıların arka planı ve etkileri
11 Eylül 2001 sabahı, kaçırılan dört yolcu uçağından ikisi New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerine, biri Virginia'daki Pentagon'a, biri de Pensilvanya kırsalına düştü. Saldırılar sonucunda 2.977 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı. İkiz kulelerin yıkılmasıyla Manhattan'ın silüeti değişti, Pentagon'da büyük hasar oluştu. Saldırıların ardından ABD, terörizme karşı küresel savaş ilan etti ve Afganistan'a askeri müdahalede bulundu. 2003'te Irak işgali geldi. Bu süreç, Orta Doğu'da yıllarca süren istikrarsızlığa ve yüz binlerce sivilin ölümüne yol açtı.
ABD'de güvenlik algısı kökten değişti. 2001'de kurulan İç Güvenlik Bakanlığı, Vatanseverlik Yasası gibi düzenlemelerle iç güvenlik ve gözetim mekanizmaları genişletildi. Havaalanlarında güvenlik kontrolleri sıkılaştırıldı, istihbarat paylaşımı artırıldı. Ancak bu önlemler, bireysel özgürlükler ve mahremiyet tartışmalarını da beraberinde getirdi. Guantanamo Körfezi'ndeki tutukluluk merkezi ve işkence iddiaları, ABD'nin uluslararası itibarını zedeledi.
Saldırıların ekonomik etkileri de derin oldu. New York Borsası bir hafta kapalı kaldı, küresel piyasalar sarsıldı. Havacılık sektörü büyük kayıplar yaşadı, sigorta şirketleri milyarlarca dolar tazminat ödedi. ABD, savunma harcamalarını artırarak askeri operasyonları finanse etti; bu durum bütçe açıklarını büyüttü.
Küresel ve bölgesel boyut
11 Eylül saldırıları, uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. ABD öncülüğünde başlatılan "teröre karşı savaş", NATO'nun ilk kez 5. maddeyi işletmesine yol açtı. Afganistan'daki Taliban rejimi devrildi, ancak 20 yıl süren savaş 2021'de ABD'nin çekilmesiyle sonuçlandı ve Taliban yeniden iktidara geldi. Irak'ın işgali, bölgede mezhep çatışmalarını körükledi, IŞİD'in doğuşuna zemin hazırladı. Bu süreçler, Orta Doğu'nun bugünkü kaotik yapısını şekillendirdi.
Saldırılar ayrıca Müslüman toplumlara yönelik ayrımcılığı ve İslamofobiyi artırdı. ABD ve Avrupa'da camilere yönelik saldırılar, göçmen karşıtı söylemler güçlendi. Buna karşın, dinler arası diyaloji çabaları da arttı. 25. yıl dönümünde, saldırılarda hayatını kaybedenlerin aileleri hâlâ adalet ve hesap verebilirlik bekliyor. El Kaide lideri Usame bin Ladin 2011'de Pakistan'da öldürüldü, ancak terör tehdidi tamamen ortadan kalkmadı; son yıllarda radikal gruplar farklı coğrafyalarda varlık gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika önceliklerini derinden etkiledi. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifakın 5. maddesi kapsamında ABD'ye destek verdi; Afganistan'da ISAF komutasını üstlendi. Ancak Irak işgali öncesinde 1 Mart 2003 tezkeresinin reddedilmesi, ABD ile ilişkilerde soğukluğa yol açtı. Terörle mücadelede PKK ile El Kaide'yi aynı kefeye koymayan Türkiye, uluslararası alanda farklı bir yaklaşım sergiledi. Bugün Suriye ve Irak'ta PKK/YPG ve DEAŞ ile mücadele, Türkiye'nin güvenlik politikasının merkezinde. Ayrıca artan İslamofobi ve ayrımcılık, Avrupa'daki Türk toplumunu olumsuz etkiliyor. Türkiye, terörle mücadelede istihbarat paylaşımı ve diplomasi kanallarını açık tutmaya önem veriyor.