ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth (kendisi 'Savaş Sekreteri' unvanını kullanıyor), 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde Pentagon'da düzenlenen anma töreninde İran ile olası bir çatışmaya övgüler yağdırdı. Eski Başkan Donald Trump ise törende büyük ölçüde hazırlanan metne bağlı kalarak konuştu. Törende eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, 11 Eylül öncesi güvenlik zaafları nedeniyle neredeyse özür diler gibi bir konuşma yaptı. Haberi The Independent yazarı Andrew Feinberg aktardı.
Törenin Arka Planı ve Hegseth'in Mesajı
Pentagon'da gerçekleşen anma töreni, 11 Eylül 2001 saldırılarında hayatını kaybeden 2.977 kişiyi anmak için düzenlendi. Törene Başkan Donald Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice katıldı. Hegseth, konuşmasının büyük bir bölümünü İran'a yönelik sert söylemlere ayırdı. 'Savaş Sekreteri' unvanıyla anılan Hegseth, Tahran yönetimine karşı olası bir askeri çatışmanın gerekliliğinden ve ABD'nin askeri gücünden bahsetti. Bu konuşma, törenin ana teması olan 11 Eylül anmasından uzaklaşarak gündemi İran'a kaydırdı.
Trump ise konuşmasında genellikle teleprompter'dan okuduğu metne sadık kaldı. Eski başkan, 11 Eylül kurbanlarını andı ve ulusal birlik mesajları verdi. Ancak törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken İran'a yönelik yeni yaptırımların sinyalini verdi. Condoleezza Rice ise 11 Eylül öncesi istihbarat ve güvenlik başarısızlıklarına değindi. Rice, 'O dönemde bazı şeyleri farklı yapabilirdik' diyerek dolaylı bir özür diledi. Bu açıklama, 11 Eylül'ün 25. yılında hâlâ tartışılan güvenlik zaaflarını yeniden gündeme getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pete Hegseth'in İran'a yönelik sert mesajları, ABD'nin Orta Doğu politikasında olası bir askeri çatışmaya kapı aralayabilir. Hegseth, göreve geldiğinden bu yana İran'a karşı 'maksimum baskı' politikasını savunuyor. Ancak uzmanlar, böyle bir çatışmanın bölgesel istikrarsızlığı artıracağı ve küresel enerji fiyatlarını yükselteceği uyarısında bulunuyor. 11 Eylül saldırılarının ardından ABD'nin Afganistan ve Irak işgalleri, Orta Doğu'da yıllarca süren savaşlara yol açtı. Benzer bir senaryonun İran'da tekrarlanması, bölgede yeni bir kaos dalgası yaratabilir.
Condoleezza Rice'ın açıklamaları ise 11 Eylül öncesi döneme dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Rice, 2001-2005 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı ve 11 Eylül saldırılarının önlenmesinde istihbarat paylaşımının yetersiz olduğu yönünde eleştiriler almıştı. Rice'ın bugünkü açıklamaları, ABD'nin geçmiş hatalarından ders alıp almadığı sorusunu gündeme getirdi. Öte yandan Trump'ın törende metne bağlı kalması, seçim kampanyası sürecinde dış politika mesajlarını kontrollü verme stratejisi olarak yorumlandı.
Tören, ABD iç siyasetinde de yankı buldu. Demokratlar, Hegseth'in İran'a odaklanmasını '11 Eylül'ü siyasete alet etmek' olarak eleştirdi. Cumhuriyetçiler ise İran'a karşı sert duruşun ulusal güvenlik için gerekli olduğunu savundu. 11 Eylül anması, yıllardır ABD'de birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği bir gün olarak bilinirken, bu yılki törenin İran gerilimi gölgesinde geçmesi dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri çatışması, Türkiye'nin güvenliği ve ekonomisi için ciddi riskler taşır. Türkiye, İran ile 560 km'lik bir sınıra sahip ve iki ülke arasında önemli ticaret hacmi bulunuyor. Olası bir savaş, bölgede mülteci akınını tetikleyebilir ve enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalatını olumsuz etkiler. Ayrıca Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile İran arasındaki gerilimde denge politikası izlemek zorunda kalabilir. 11 Eylül sonrası dönemde olduğu gibi, yeni bir Orta Doğu savaşı Türkiye'nin bölgesel istikrarını bozabilir. Bu nedenle Türk dış politikası, diplomasi kanallarını açık tutarak çatışmayı önlemeye odaklanmalı.