Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Kasım 2026'da yapılması öngörülen Filistin Yasama Konseyi seçimlerini Eylül 2027'ye erteledi. Abbas'ın yayımladığı kararnameye göre, ertelenen parlamento seçimleriyle cumhurbaşkanlığı seçimi aynı tarihte, yani gelecek yılın Eylül ayında birlikte gerçekleştirilecek. Bu karar, Filistin iç siyasetinde uzun süredir beklenen seçim takvimini yeniden şekillendiriyor.
Seçimlerin Ertelenmesinin Arka Planı
Abbas'ın kararı, Filistin yönetiminin yıllardır süren seçim belirsizliğini sona erdirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Ancak erteleme, Filistin siyasetindeki derin bölünmüşlüğü ve Hamas ile Fetih arasındaki anlaşmazlıkları da gözler önüne seriyor. 2006'dan bu yana parlamento seçimleri yapılamıyor; son cumhurbaşkanlığı seçimi ise 2005'te gerçekleşmişti. Abbas, 2005'te dört yıllık bir görev süresi için seçilmiş olsa da görevde kalmaya devam ediyor.
Filistin Merkez Seçim Komisyonu, daha önce yaptığı açıklamalarda seçimlerin yapılabilmesi için gerekli hazırlıkların tamamlanması gerektiğini belirtmişti. Ancak özellikle Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinlilerin oy kullanma hakkı konusundaki anlaşmazlıklar ve İsrail'in bu konudaki tutumu, seçimlerin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Abbas'ın kararnamesi, bu belirsizlikleri aşmak yerine erteleme yolunu seçtiği şeklinde yorumlanıyor.
Filistinli gruplar arasındaki bölünme de seçimlerin ertelenmesinde etkili oldu. Hamas, 2007'de Gazze'de yönetimi ele geçirdikten sonra Fetih ile arasındaki çatışma derinleşti. Çeşitli arabuluculuk çabalarına rağmen taraflar arasında kalıcı bir uzlaşı sağlanamadı. Abbas'ın son kararı, bu uzlaşı arayışlarının bir kez daha sonuçsuz kaldığını gösteriyor.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Filistin seçimlerinin ertelenmesi, Orta Doğu barış süreci açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Uluslararası toplum, Filistin yönetiminin meşruiyetini ve demokratik temsilini güçlendirmek için seçimlerin yapılmasını uzun süredir teşvik ediyordu. Özellikle Avrupa Birliği ve ABD, Filistin yönetiminin yenilenmesini, iki devletli çözüm vizyonunun canlandırılması için kritik bir adım olarak görüyordu.
Ancak erteleme, Filistin yönetiminin uluslararası alandaki konumunu zayıflatabilir. Hamas ile Fetih arasındaki bölünmüşlük, Filistin davasının uluslararası platformlarda tek sesle temsil edilmesini zorlaştırıyor. Ayrıca İsrail hükümeti, Filistin yönetiminin meşruiyetini sorgulayarak müzakere sürecini tıkayabilir. Bölgede artan gerilim ve Gazze'deki insani kriz, seçimlerin ertelenmesinin yaratacağı siyasi boşluğu daha da derinleştirebilir.
Abbas'ın kararı, Filistin iç siyasetinde de tepkilere yol açabilir. Genç Filistinliler ve sivil toplum kuruluşları, yıllardır seçim yapılmamasını ve yönetimin yenilenmemesini eleştiriyordu. Erteleme, halkın siyasi sürece olan güvenini daha da azaltabilir ve Filistin yönetimine yönelik meşruiyet tartışmalarını alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin'de istikrarın ve demokratik temsilin güçlenmesini destekleyen bir tutum sergiliyor. Seçimlerin ertelenmesi, Filistin yönetiminin iç bölünmüşlüğünü derinleştirerek Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ankara, Hamas ile Fetih arasındaki uzlaşıyı destekleyerek Filistin davasının birleşik bir sesle savunulmasını hedefliyor. Erteleme, bu hedefe ulaşılmasını geciktirebilir. Ayrıca Türkiye, Filistin seçimlerinin uluslararası meşruiyet açısından önemli olduğunu vurguluyor; seçimlerin yapılamaması, Filistin'in BM ve diğer platformlardaki temsilini zayıflatabilir. Bölgesel istikrar açısından bakıldığında, Filistin iç siyasetindeki belirsizlik, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da Türkiye'nin diplomatik manevra alanını da etkileyebilir.