Londra'da Cumartesi günü yüz binlerce kişi, Gazze'de devam eden çatışmaların üçüncü yıl dönümünde düzenlenen büyük bir protesto yürüyüşüne katıldı. Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) tarafından organize edilen gösteride katılımcılar, Birleşik Krallık hükümetine İsrail'e yönelik tam bir silah ambargosu uygulama ve İsrail devletine yaptırım uygulama çağrısında bulundu. Ellerinde Filistin bayrakları ve çeşitli pankartlarla şehir merkezine yürüyen kalabalık, savaşın sona ermesi ve Filistinlilerin haklarının tanınması mesajını verdi.
Protestonun arka planı ve talepler
Filistin Dayanışma Kampanyası sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Hükümetimizden İsrail devletinin tamamına yaptırım uygulamasını ve tam bir silah ambargosu ilan etmesini talep ediyoruz" dedi. Göstericiler ayrıca, Birleşik Krallık'ın İsrail'e yönelik silah satışlarını durdurmasını ve uluslararası hukuk çerçevesinde adım atmasını istedi. Yürüyüşe katılanlar arasında farklı yaş gruplarından ve meslek gruplarından insanlar yer aldı; aileler, öğrenciler, emekliler ve aktivistler kalabalığın önemli bir bölümünü oluşturdu. Protesto, Hyde Park'tan başlayarak hükümet binalarının bulunduğu bölgeye doğru ilerledi ve burada yapılan konuşmalarla sona erdi.
Etkinlik sırasında taşınan pankartlarda, Gazze'de hayatını kaybeden sivillerin anısına yazılar ve İsrail'in askeri operasyonlarını kınayan ifadeler yer aldı. Organizatörler, gösterinin barışçıl geçtiğini ve herhangi bir olumsuz olay yaşanmadığını belirtti. Londra polisi, yürüyüş güzergahında geniş güvenlik önlemleri aldı; ancak kalabalığın büyüklüğü nedeniyle bazı yollarda trafik akışı aksadı. PSC, gösteriye katılımın yüz binlerle ifade edildiğini duyurdu, ancak bağımsız kaynaklar tarafından kesin bir sayı açıklanmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, üç yıl önce başlamasından bu yana uluslararası kamuoyunda derin yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, bölgede ciddi insani kriz yaşandığına dikkat çekiyor. Londra'daki protesto, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde düzenlenen benzer gösterilerin bir parçası olarak görülüyor. Son aylarda Paris, Berlin, Madrid ve Roma gibi şehirlerde de İsrail karşıtı gösteriler düzenlenmişti. Bu eylemler, Batılı hükümetlerin İsrail'e yönelik politikalarını sorgulayan geniş bir toplumsal hareketin varlığını gösteriyor.
Birleşik Krallık hükümeti, İsrail ile askeri ve ticari ilişkilerini sürdürüyor; ancak artan kamuoyu baskısı altında. Ana muhalefet partisi de zaman zaman hükümeti İsrail'e karşı daha sert tutum almaya çağırıyor. Protestocuların talepleri arasında, uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail yetkilileri hakkında yürüttüğü soruşturmalara destek verilmesi ve Filistin'e insani yardım koridorlarının açılması da bulunuyor. Gösteri, aynı zamanda Filistin meselesinin Birleşik Krallık iç siyasetinde önemli bir yer tutmaya devam ettiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki çatışmaların başından bu yana Filistin'e güçlü destek veriyor ve İsrail'e yönelik eleştirel bir tutum sergiliyor. Londra'daki büyük protesto, Batı toplumlarında İsrail politikalarına yönelik artan rahatsızlığı yansıtması bakımından Türk dış politikası için önemli bir gösterge. Türkiye, uluslararası platformlarda Filistin'in haklarını savunma ve İsrail'e yaptırım çağrılarını destekleme konusunda bu tür kamuoyu hareketlerini dolaylı olarak olumlu karşılayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar vurgusu, Batı başkentlerindeki bu tür eylemlerin oluşturduğu atmosferde daha fazla yankı bulabilir. Ancak Türkiye'nin kendi iç ve dış politik öncelikleri doğrultusunda dengeli bir tutum izlemesi bekleniyor.