GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

AB yavaşlığıyla krizleri derinleştiriyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
AB yavaşlığıyla krizleri derinleştiriyor
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Avrupa Birliği, küresel krizler karşısında sürekli olarak geri adım atıyor. Rusya-Ukrayna savaşından COVID-19 pandemisine, enerji krizinden yapay zeka düzenlemelerine kadar pek çok alanda Birlik, hızlı ve etkili karar alamamakla eleştiriliyor. Oysa Avrupa'nın mevcut jeopolitik ortamda rekabetçi kalabilmesi için Brüksel'in hızlanması şart. AB'nin kurumsal yapısındaki hantallık, üye ülkeler arasındaki uzlaşı arayışı ve aşırı bürokrasi, Birliğin küresel aktör olma iddiasını zedeliyor.

Neden bu kadar yavaş?

AB'nin yavaşlığının temel nedeni, karar alma süreçlerindeki çok katmanlı yapı. Her konuda 27 üye ülkenin onayını almak, özellikle dış politika gibi hassas alanlarda neredeyse imkansız hale geliyor. Örneğin, Rusya'ya yaptırım kararları aylarca süren müzakereler sonucunda ancak alınabiliyor. Oysa rakipler, özellikle ABD ve Çin, çok daha hızlı hareket edebiliyor. Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı düzenleme teklifleri, Avrupa Parlamentosu ve Konsey'den geçerken yıllarca bekliyor. Dijital ekonomi, yeşil dönüşüm ve savunma gibi alanlarda zaman kaybetmek, AB'yi geride bırakıyor. Fransa ve Almanya gibi büyük ülkelerin kendi ulusal çıkarlarını öncelemesi, Birliğin ortak politika üretme kapasitesini daha da zayıflatıyor.

Üstelik AB'nin genişleme süreci de aynı hantallıktan mustarip. Batı Balkan ülkelerinin üyelik müzakereleri on yılı aşkın süredir devam ediyor. Bu durum, bölgedeki reformist hükümetlerin umudunu kırarken, AB'nin yumuşak gücünü de aşındırıyor. Oysa Birlik, Ukrayna ve Moldova'ya aday ülke statüsü vererek sembolik bir hızlanma sinyali verse de, bu ivmeyi sürdürebilmesi için somut adımlar atması gerekiyor. Aksi halde, 'tarihin çöp tenekesi' olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

Küresel rekabette AB'nin yeri

AB, küresel sahnede ABD ve Çin arasında sıkışmış durumda. ABD, askeri ve teknolojik gücüyle dünya olaylarına anında müdahale edebilirken, Çin, devlet kontrollü ekonomi modeliyle 5G'den elektrikli araçlara kadar pek çok sektörde on yıllık planlarını hızla hayata geçiriyor. Avrupa ise mevzuat ve demokratik tartışma süreçleri nedeniyle yıllarca geriden geliyor. İklim değişikliğiyle mücadelede Yeşil Mutabakat gibi iddialı hedefler belirlenmiş olsa da, uygulama aşamasında üye ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları süreci yavaşlatıyor. Enerji krizi sırasında ülkelerin kendi milli önlemlerine yönelmesi, AB dayanışmasının sınırlarını gösterdi. Savunma alanında da NATO'ya bağımlılık sürüyor; Avrupa Ordusu fikri on yıllardır raflarda bekliyor. Yapay zeka ve dijital düzenlemelerde ise GDPR gibi öncü adımlar atılsa da, inovasyonu engelleme riski taşıyan aşırı regülasyon eleştirileri yapılıyor. AB'nin teknoloji şirketleri dünya devleriyle rekabet edecek büyüklüğe ulaşamıyor. Tüm bu tablo, Birliğin 21. yüzyılın gerektirdiği hızı yakalamakta zorlandığını ortaya koyuyor. Eğer reform yapılmazsa, AB'nin küresel aktörlüğü sembolik bir role dönüşebilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

AB'nin yavaş karar alma mekanizması, Türkiye için hem fırsat hem de risk içeriyor. Bir yandan, AB'nin genişleme sürecinin hantallığı Türkiye'nin üyelik perspektifini zayıflatırken, diğer yandan AB'nin gümrük birliği gibi kurumsal bağları nedeniyle Türkiye'yi olumsuz etkileyebilecek yavaş kararlar (örneğin yaptırım veya vize serbestisi) Türkiye'nin lehine işleyebiliyor. Ancak uzun vadede, AB'nin küresel rekabette gerilemesi, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olarak ekonomik çıkarlarını zedeleyebilir. Türkiye'nin AB'yle ilişkilerini çeşitlendirmesi ve kendi bölgesel inisiyatiflerini güçlendirmesi, bu belirsizliğe karşı bir sigorta işlevi görebilir.

Etiketler:
ABAvrupa Birliğikarar alma süreçleribürokrasiküresel rekabetreform

İlgili Haberler

Hürmüz Boğazı’nda Kargo Gemisine Projektör Çarptı: İran’dan Geçiş Uyarısı
Avrupa

Hürmüz Boğazı’nda Kargo Gemisine Projektör Çarptı: İran’dan Geçiş Uyarısı

2 dk önce

10 Yıl Sonra Brexit: İngiltere Dönüşüm Sağlayabilecek mi
Avrupa

10 Yıl Sonra Brexit: İngiltere Dönüşüm Sağlayabilecek mi

8 dk önce

Plymouth'taki The Box, Yılın Müzesi Ödülü'nü Kazandı
Avrupa

Plymouth'taki The Box, Yılın Müzesi Ödülü'nü Kazandı

10 dk önce

Petrol devlerinin AB metan kısıtlamalarını durdurma kampanyası işe yarıyor
Avrupa

Petrol devlerinin AB metan kısıtlamalarını durdurma kampanyası işe yarıyor

11 dk önce