Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Cuma günü Brüksel'de yapılan toplantıda, havayolu yolcu haklarına ilişkin yeni düzenleme paketinde uçak gecikmelerinde tazminat ödenmesi için mevcut üç saatlik eşiğin korunması konusunda anlaştı. Üst düzey bir AB diplomatının gazetecilere yaptığı açıklamaya göre, 27 ülke ayrıca kabin bagajı ücretlerinde daha fazla fiyat şeffaflığı sağlanması yönünde talepte bulundu. Karar, Avrupa Parlamentosu ile müzakerelerin önünü açarken, havayolu şirketlerinin uzun süredir talep ettiği esneklik talepleri karşılıksız kaldı.
Gelişmenin arka planı
Mevcut AB düzenlemesine göre, uçuşu 3 saatten fazla geciken yolcular, mesafeye bağlı olarak 250 ila 600 euro arasında tazminat alma hakkına sahip. Havayolu şirketleri, bu sürenin uzatılması ve istisnai durumların kapsamının genişletilmesi için yoğun lobi faaliyeti yürütüyordu. Ancak üye ülkeler, yolcu haklarının zayıflamasına izin vermeyeceklerini açıkça ortaya koydu.
Diplomatik kaynaklar, yeni paketin el bagajı ücretlerine ilişkin şeffaflık maddesinin, havayollarının uyguladığı farklı ve bazen gizli ücret yapılarını hedef aldığını belirtiyor. Özellikle düşük maliyetli taşıyıcıların sıkça başvurduğu bu uygulama, yolcular arasında şikayet konusu oluyordu. Yeni düzenleme ile havayollarının, el bagajı için alınan ücretleri bilet fiyatına entegre veya satış anında açıkça göstermesi zorunlu hale gelecek.
Toplantıda ayrıca, yolcuların aktarmalı uçuşlarda bagajlarını son varış noktasına kadar gönderebilmesi gibi teknik detaylar da ele alındı. Ancak en kritik başlık, tazminat eşiğinin korunması oldu. AB Komisyonu'nun 2023'te sunduğu taslakta yer alan bu madde, üye ülkeler tarafından onaylanarak müzakerelerde kırmızı çizgi olarak belirlendi.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu kararı, dünya genelindeki yolcu hakları düzenlemeleri için de emsal teşkil ediyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde benzer düzenlemeler bulunurken, Asya ve Ortadoğu'da yolcu hakları konusunda henüz kapsamlı bir çerçeve yok. AB'nin bu konuda gösterdiği kararlılık, diğer bölgelerdeki tüketici örgütlerinin de baskı yapmasına yol açabilir.
Havayolu endüstrisi, özellikle pandemi sonrası toparlanma sürecinde artan maliyetlerle mücadele ederken, tazminat yükümlülüklerinin karlılığı olumsuz etkilediğini savunuyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), gecikme tazminatlarının yılda 5 milyar euroyu bulduğunu tahmin ediyor. Buna karşın, sivil toplum kuruluşları ve yolcu dernekleri, tazminat hakkının bir lüks değil, temel bir tüketici hakkı olduğunu vurguluyor.
AB ülkelerinin kararı, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında havacılık sektörüne yönelik düzenlemelerle de bağlantılı. Daha sıkı yolcu hakları, havayollarını uçuş programlarını iyileştirmeye ve gecikmeleri azaltmaya zorlayarak dolaylı yoldan emisyonların düşmesine katkı sağlayabilir. Öte yandan, bazı uzmanlar tazminat yükünün artmasının bilet fiyatlarına yansıyabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile gümrük birliği ve havacılık anlaşmaları çerçevesinde sıkı bir bağa sahip. Türk Hava Yolları ve diğer Türk şirketleri, AB havalimanlarına yoğun sefer düzenliyor. Bu karar, Türkiye'deki yolcu hakları düzenlemeleri için de bir referans noktası oluşturabilir. Mevcut Türk mevzuatı, AB standartlarıyla uyumlu olmakla birlikte, uygulamada bazı farklılıklar bulunuyor. AB'nin tazminat eşiğini koruması, Türkiye'deki tüketici derneklerinin benzer bir düzenleme talep etmesine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde, havacılık alanındaki bu tür düzenlemelerin takip edilmesi ve gerektiğinde iç hukuka aktarılması önem taşıyor.