Avrupa Parlamentosu, çocukların cinsel istismarına karşı mücadeleyi amaçlayan tartışmalı bir yasa tasarısını, karmaşık ve beklenmedik bir oylama sürecinin ardından Avrupa Birliği Konseyi'ne geri gönderdi. Strazburg'da yapılan genel kurul oturumunda milletvekilleri, metnin mevcut halini reddederek üye ülkelerin güncellenmiş öneriyi kabul edip etmeyeceğine karar vermesini talep etti. Oylama sonucu, AB'nin çocuk koruma politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, sürecin uzamasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Komisyonu tarafından 2022 yılında sunulan yasa tasarısı, çevrimiçi platformları çocuk istismarı materyallerini tespit etme ve kaldırma konusunda yükümlülük altına sokmayı hedefliyordu. Ancak tasarı, özellikle özel mesajlaşma uygulamalarında 'toplu tarama' (mass scanning) olarak adlandırılan uygulamaların gizlilik ihlali yaratacağı gerekçesiyle sivil toplum kuruluşları ve bazı siyasi grupların sert eleştirisine maruz kaldı. Parlamento'daki oylama öncesinde yapılan müzakerelerde, üç ana siyasi grup (Hristiyan Demokratlar, Sosyalistler ve Liberaller) arasında uzlaşma sağlanamayınca, metin beklenmedik bir şekilde reddedildi. Söz konusu oylama, Avrupa Parlamentosu tarihinde nadir görülen bir kaos ortamında gerçekleşti; bazı milletvekilleri oylama sırasında teknik aksaklıklar yaşandığını iddia etti.
AB Konseyi'nin önümüzdeki haftalarda konuyu yeniden ele alması bekleniyor. Ancak uzmanlar, üye ülkeler arasında da benzer görüş ayrılıkları bulunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Almanya ve Hollanda gibi ülkeler, gizlilik endişeleri nedeniyle tasarıya çekimser yaklaşırken, Fransa ve İtalya gibi ülkeler daha sıkı düzenlemelerden yana. Bu durum, sürecin daha da uzayabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
AB'nin çocuk istismarıyla mücadele yasası, yalnızca Avrupa'yı değil, küresel çapta teknoloji şirketlerini de yakından ilgilendiriyor. Yasa kapsamında getirilmesi planlanan 'toplu tarama' zorunluluğu, Meta, Google ve Apple gibi dev şirketlerin uçtan uca şifreleme (end-to-end encryption) politikalarını doğrudan etkileyecek nitelikte. Şirketler, bu tür bir taramanın kullanıcı gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle yasaya karşı çıkıyor. Öte yandan, çocuk hakları örgütleri, istismarın önlenmesi için bu tür önlemlerin hayati olduğunu savunuyor. Konu, ABD ile AB arasında da bir gerilim kaynağı haline gelebilir; zira ABD merkezli teknoloji şirketleri, Avrupa'daki düzenlemelere uyum sağlamakta zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin çocuk istismarıyla mücadele yasası, Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri ve uyum süreci açısından dolaylı bir öneme sahiptir. Türkiye, çocuk koruma politikalarında AB standartlarına uyum sağlama taahhüdünde bulunmuş durumda. Bu yasanın ilerleyen aşamalarda Türkiye'yi de bağlayıcı hale gelmesi mümkün. Ayrıca, yasanın uygulanması halinde Türkiye'de faaliyet gösteren AB merkezli teknoloji şirketleri üzerinde de etkili olacak. Türkiye'nin kendi çocuk istismarıyla mücadele mevzuatını AB normlarına yaklaştırması, hem üyelik sürecine katkı sağlayacak hem de uluslararası işbirliğini güçlendirecektir. Ancak, gizlilik ve güvenlik dengesi konusundaki tartışmalar Türkiye'de de benzer endişeleri gündeme getirebilir.